Uzun soluklu hükümetler eninde sonunda aristokratik formlara meyletmeye başlar. Tarihte bunun aksi görülmemiştir. Hükümet aristokrasiye meylettikçe, egemen sınıfın çıkarlarına giderek daha çok hizmet eder... bu sınıf ister soylu ailelerden oluşsun, ister finans imparatorluklarının oligarklarından, ister kök salmış birokratlardan.
Zulmün zulüm olduğu hem kurbanın kendisi hem de zulmeden kişi tarafından, yapılanlardan az çok haberdar olan herkes tarafından bilinir.
Zulmün bahanesi veya hafifletici sebepleri olmaz. Zulüm asla geçmişi dengelemez, geçmişte yapılmış hataları telafi etmez.
Zulüm gelecekteki zulmün yolunu açar, o kadar. Kendi kendini sürdürür... barbarca bir ensest şeklidir.
Zulmeden harkes bunun yol açacağı zulümlerin sorumlusudur.
Tarihte hiçbir ülke yoktur ki kurucusuyla
bu kadar mücadele etsin. Bizleri tebaa
olmaktan kurtarıp yurttaş olmamızı
sağlayan bir lidere șükran duyacağımız
yerde sistematik biçimde adını her yerden silmeye çalışıyoruz
Uygar yaşam, sizin de bildiğiniz gibi, hepimizin işbirliği yaptığı çok sayıda yanılsamadan oluşur. Sorun şu ki bir süre sonra bunların yanılsama olduğunu unutur ve gerçeklik etrafımızda parçalandığı zaman büyük bir şok geçiririz.
-J.G. Ballard
Neydi gerçeklik?