Eda

Eda
@Thedsia
Her şeye mantıksal bir açıklama getiremezsin, bir kaç saniyeliğine kendimi mutluluğun keskin sarhoşluğuna bırakıyorum.
Jung, içbenimizi “açmamış tomurcuklar” a benzetir. Renklenmemiş, henüz onu koruyacak gövdesi dahi oluşmamış bir tomurcuk. İçinde keşfedilmeyi bekleyen onlarca yetiye, dışarıdan uyaranların gitmesi gerekir ki bu tomurcuklar açabilsin. Fakat acı çekmekten korktuğum için kol mesafesinde tutulan ilişkilere ve yaşamamak için ölmeye tutunduğum vakit tomurcuklar olduğu gibi kalır. Çünkü hissettikleriyle nasıl baş etmeyi öğreneceğini bilemez. Uyuşturmak için bedenini, çıkaramadığı sessiz çığlıklarla nereye olduğunu bilmeden durmaksızın koşar. Ruhsal ölüm dediğimiz durum tam da bu noktada gerçekleşir. Çemberimin içindeki “kopuk korungan mod”un; hissetmekten, konuşmaktan, anlamaktan, ağlamaktan, risk almaktan korkması kabuğu ona artık dar gelen nar gibi, kendine dar gelir. Ve belki de derdimize çare bazen bir çiçektir.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Bir anlam ararsan, gerçekleşmekte olan her şeyi ıskalayacaksın…”
Yıllardır, ki hala, ara ara aklım kaçar. Kim olduğumu sorgularım. Hangisi olduğumu? “Tek bedende kaç kişiyim?” derim hep. Bunlardan hangisinin gerçek ben olduğunu bulmaya çalışırım. Hepsi o kadar başkalar ki… Mesela; Birine piknik yaptıramazsın, lüksü sever. Biri köyden şehire götüremezsin. Biri körkütük aşık olmak ister. Biri özgürlüğüne öyle düşkün. Birini eve sokamazsın. Birini evden çıkaramazsın. Biri sabahlara kadar çoşmak ister. Biri sabah erken kalkıp spora gider. Birine içiremezsin, birini durduramazsın. Biri cevval, biri üşengeç. Biri cesur, biri ürkek. Hayat içerde kim olduğunun kavgasını verene kadar, su gibi akıp geçiyor. Bugün kendinde rastladığın her bir kişinin, Senden bağımsız olmadığını, Hepsinin sen olduğunu, Tek bir kişi ya da bir şey olmak zorunda olmadığını hatırlatmak isterim. Zira bir parçanı kabul edip, Diğerini reddederken kendini gerçekten sevmiş olamazsın.
“Çok yakın bir gelecekte bir şekilde düşüncelerden doğmanın yolunu bulucağız” -yeraltından notlar
Alıntı
024
Hayat saçma sapandır ve iyidir, unutmak iyidir, dümdüz olmak iyidir, dümdüz durabilmek fevkaladedir, ölçüsüz sevebilmek iyidir, detaylar iyidir, suşi ve dostunla sohbet edip gülüşmek daha da iyidir, kendini sevmek iyidir, doğa iyidir, tiyatrolar iyidir, haraket etmek iyidir, esneklik iyidir, duygular iyidir, sevmek iyidir, başarmak iyidir, başaramamak iyidir, neşe iyidir, dans etmek iyidir, keşfetmek iyidir, hayal etmek iyidir, empati iyidir… 2024 yılı bana çok önemli zannettiğim birçok şeyin gerçekten de çok önemli olduğunu fark ettirdi, bir o kadar da önemsiz🙂