Çünkü aziz pederler, biliniz ki, içimizden her biri, dünyadaki herkes ve her şey için sadece genel anlamda değil, aynı zamanda dünyadaki her bir
insanın kişisel suçlarıyla da suçludur. Bunun bilincine varılması, bir rahibin olduğu gibi dünyadaki her insanın da
yürüdüğü yolun zirve noktasıdır. Çünkü rahipler de özünde insandır, yalnızca dünyadaki bütün insanlara gerekli
olan insanlardır. İşte ancak o zaman yüreğimiz, uçsuz bucaksız, doymak nedir bilmeyen bir sevgiyle dolardı. O zaman içinizden her biri, tüm dünyayı sevgiyle ele geçirebilecek ve gözyaşlarıyla dünyanın günahlarını yıkayabilecek güçte olacaktır... Herkes yüreğine yakın yürüsün, her-
kes kendi kendine durmadan günah çıkartsın. Kendi günahınızdan korkmayın, hatta günahınızın bilincinde olsanız bile korkmayın, sadece pişmanlık duyarsınız, ama
Tanrı'ya şart koşmayın. Tekrar söylüyorum, kibirli olmayın. Küçüklerinize karşı kibirli olmayın, büyüklere karşı
da kibirli olmayın. Sizi reddedenlerden, aşağılayanlardan,
size sövenlerden ve size iftira edenlerden nefret etmeyin.
Ateistlerden, kötülük öğretenlerden, maddecilerden, hatta bunların yalnızca iyilerinden değil, kötülerinden bile
nefret etmeyin, çünkü onların içinde de, hele hele günümüzde iyiler pek çoktur. Dualarda onları şöyle hatırlayın:
Tanrım, dua edeni olmayan herkesi kurtar, sana dua etmek istemeyenleri de kurtar. Ve şunu da ekleyin: Kibirliliğimden değil Tanrım, ben herkesten ve her şeyden daha
pis olduğum için bu konuda dua ediyorum... Tanrı'nın
kullarını sevin, sürüyü yabancıların ele geçirmesine izin
vermeyin, çünkü eğer tembellik, her şeyden iğrenen kibriniz ve daha da çok tamahkârlık içinde uyuyakalırsanız
bütün ülkelerden gelirler ve sürünüzü kaparlar. Hiç yorulmadan İncil'i halka anlatın... Tefecilik yapmayın... Gümü-
şü ve altını sevmeyin,