Ayça

Duyuru | Kitap Arşivi Hakkında
Mega üzerindeki kitap arşiviyle ilgili kısa bir bilgilendirme yapmam gerekiyor. Arşivin barındırıldığı Mega.nz’in yıllık abonelik ücretine ciddi bir zam geldi. Bu nedenle mevcut aboneliğimin süresi geçen ay doldu ve şu an arşive yeni eklemeler yapamıyorum. Arşivi kapatmış değilim. Daha makul maliyetli ve sürdürülebilir bir alternatif arayışı içindeyim. Uygun bir çözüm bulduğumda paylaşımlara kaldığım yerden devam edeceğim. Bu süreçte anlayış gösteren ve arşivi takip etmeye devam eden herkese teşekkür ederim.
Ayça
Öyle çok dua aldınız ki...
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.

Ece

, bir kitap okudu
8/10
·209 syf.·
12 günde okudu
·
2026 13. kitabı
Chinua Achebe
8.1/10 · 1.092 okunma
Ayça
Ben de bitirdim şimdi 😄
Unutmayın ki gerçekler her zaman önemlidir.
5/10
·318 syf.··
2021 17. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2021 17:17
Merhaba, bugün bu kitabı biraz eleştireceğim. Katılan olur olmaz, bu yazıcaklarım bir ‘tarihçi’ olarak benim düşüncelerim. Semerkant romanı malum çok popüler bir kitap. Ben popüler olan kitapları pek okumayı sevmiyorum, ama bu kitabı İlber Hoca tavsiye ettiği için okuma gereği duydum. Eleştirime geçmeden önce kısaca kitaptan bahsedeyim. ~ Kitap, dört bölümden oluşuyor. İlk bölüm ağırlıklı olarak Karahanlı dönemi, ikinci bölüm Selçuklu dönemi, üçüncü ve dördüncü bölümler ise yakın tarihin olaylarını ele alıyor. Tabi isminden de anlaşılacağı üzere İran coğrafyasının tarihi anlatılıyor. Kitapta, ilk iki bölüm itibariyle Ömer Hayyam ve onun yaşadığı dönem hikayeleştiriliyor. Üç ve dördüncü bölüm ise Ömer adını alan bir Amerikalı’nın Ömer Hayyam’ın eseri olan Rubailer’i bulma arayışını hikayeleştirilerek, İran’ın yakın tarihini aktarıyor. ~~ * Birinci eleştirim, yazarımız sanırım Lübnan’lı ve Fransa’da yaşamını sürdürüyor… yani yazarımız bir Arap :) İnsanların milli kimlikleriyle ilgili benim bir sorunum yok, ama bir çok Arabın Türklerle sorunu var! Yazarda da bunu gözlemledim bu kitapta. İlk bölüm ve İkinci bölüm itibariyle Selçukluları ve Selçuklu Hükümdarlarını çok küçük gösteren cümleler sarfediliyor. Alparslan ve özellikle Melikşah’ı tanımasak, vasıfsız kişiler olarak yutturacak bize Amin Maalouf! Özellikle Melikşah dedim çünkü Melikşah’tan söz edildiği yerleri dikkatlice okuduğunuzda yazarın Melikşah’ı ciddi anlamda gömdüğünü görebilirsiniz. Selçuklu Tarihinin en geniş sınırlarına ulaşan, koca Melikşah’ı, haremin oyuncağı haline getirmiş. Tamam tarihi roman yazmışsın, iyi hoş, çok güzel, ama yapma; tarihi bilmeyen insanlar bu romanı okuyunca koca Melihşah’ı senin anlattığın gibi pısırık,vasıfsız olarak tanıyacaklar. Hele o Alparslan ve halifenin kızıyla evlenme
Edebiyat
SemerkantAmin Maalouf · Yapı Kredi Yayınları · 202574,8bin okunma
Ayça
Ben neden incelemeleri göremiyorum günceedim ama bende sadece "edebiyat" yazılı bir etiket görünüyor
Bulmaca gibi Bir Metin
Puan vermedi·382 syf.··
2023 12. kitabı
·
12 günde okudu
·
Okunma: 27 Nisan 2023 23:02
- Roman Hayri İrdal’ın benliğinin çeşitli versiyonlarını ve iç mücadelesini anlatıyor denebilir. - Tanpınar, romanda simgelerle dopdolu bir alt metin sunuyor. Simgelerin karşılığını bulduğunuzda üst metne ulaşmış oluyorsunuz. - Örneğin alt metindeki “şark” simgesinin “ev” ve “annenin varlığı”na gönderme yaptığı, “kitaplar” simgesinin kadın giysilerine gönderme yaptığı ve bozuk saatler simgesinin bedensel ahenksizliğe gönderme yaptığını akılda tutarak üst metne ulaşabiliyorsunuz. - Hayri İrdal’ın annesinin “mübarek” adını verdiği ayaklı bir saat var. Saat düzenli çalışmıyor. Dr. Ramiz, Mübarek isimli saat hakkında değerlendirme yaparken, “bozuk” ve “bakımsız” diyor. - Hayri İrdal iyileşip eve döndüğünde saat de “tertemiz, pırıl pırıl, bütün azametiyle kurulmuş” sağlıklı olarak çalışmaya başlıyor. Dolayısıyla Dr. Ramiz’in Mübarek hakkında konuştuğunda aslında Hayri İrdal hakkında konuştuğunu anlıyoruz. - Hayri İrdal, “saat”in ta kendisidir. Hayri İrdal kendi varoluş hissiyatını saat üzerinden anlatır: “Saat kıskanılmaz… Eşya kıskanılır mı hiç? Başkasının olsa anlarım. Kendi malını insan kıskanmaz; belki beğenmez, bakar, atar, satar, yakar, mahveder, amma…” - Tüm bu tespitlerden sonra aklıma şöyle bir soru geliyor: Neden yazarlar, SAE’de olduğu gibi simgelerle dolu bir alt metin oluşturarak, okuyucularından üst metni bulmalarını beklerler. Acaba, toplumda böyle simgelerle dolu hayatlar mı gözlemlerler de, böyle metinler oluştururlar? Cevabı sizde!
Edebiyat
Saatleri Ayarlama EnstitüsüAhmet Hamdi Tanpınar · Dergah Yayınları · 202353,1bin okunma
Ayça
Kitapla ilgili incelemeleri okuyayım dedim. Denk geldiklerimin çoğuna kitabı anlamamış herhalde dedim bazılarına ne alaka dedim :) hepsi yüzlerce beğeni almış. Kayda değer bir incelemenin 7 beğeni almış olması üzdü.