Sabahları , kimseyi uyandırmadan sessizce yola koyulurdum ; gezici din adamları gibi . Yalnızlığın dinini yayıyordum. (Başarılı olduğum söylenemezdi. )
Hayalimdeki günleri bile böyle küçük hesaplarla geçirdim işte albayım . Aklımın içini örümcek ağları sardı ; kafamın sandalyelerinde elbiseler , gömlekler , çoraplar birikmeye başladı ; kurduğum hayaller , bir bekar odasının dağınıklığına boğuldu .Düşüncemin duvarlarına resimler asmak istediğim halde bir türlü olmadı . Belirli noktalara biriken eşya , odanın çıplaklığını daha çok ortaya çıkardı .