Marx, "insanın kişiselliğini her yerde inkar ederek" "insanların tek düzeye indirilmesi"ni teşvik eden "amiyane komünizm" dediği şeyi böyle bir duyumsal bireysellik adına eleştirir. "Haset" ve "açgözlülüğe" dayanan bu "amiyane komünizm", Marx'ın savunduğu bireysel tekillik komünizminin antitezidir.
Dumont Marx ve Engels'in Alman Ideolojisi'ni şöyle özetler: "ideal toplum özgür bireylerin yan yana gelmesinden ibarettir; kısaca, sınıfların ve bireyi aşan tüm merciierin (Devlet) ortadan kaldırılması sayesinde gerçekleşmiş haliyle, Fransız Devrimi'nin bireyci kuramıdır"
Toplumların çoğu ilk olarak düzene, yani her öğenin
bütün içindeki yeriyle uyumlu olmasına değer verirler. [...] bu genel doğrultuya "bütüncülük" adını veriyorum.
Diğer toplumlar -hiçbiri değilse bizimki- ise, ilk olarak bireysel insana değer verir: bizim gözümüzde her insan tüm insanlığın cisimleşmesi gibidir ve böylelikle tüm öbür insanlara eşittir ve özgürdür. Buna da "bireycilik" adını veriyorum"
Anarşist gelenek bireysellik sorununa -ekonomik liberalizm gibi onu ticari ölçüye indirgemeksizin- daha duyarlı oldu, ama o da tarihsel olarak işçi hareketi içinde çoğu zaman bizzat Marx'ın bireyciliğinden oldukça uzak olan "Marksist" diye yaftalanmış "kolektivist" akımların etkisinde kaldı.