"Benim için Ben'in üstünde hiçbir şey yok!"
der Stirner. Ben hem "başlangıç noktası, hem merkez, hem de amaç olarak" alınır. Bu "ben" Marx'taki gibi tekildir ve ölçülemez bir nitelik sunar: "Kendi payıma kendimi özel bir şey olarak değil biricik bir şey olarak görüyorum [ ... ] aslında karşılaştırılamaz ve biriciğim". Ama Marx'ın tersine burada söz konusu olan toplumsuzlaşmış bir "ben"dir.
[...] ortaklaşa bir bireycilik söz konusudur; buna göre amaç bireysel tekilliklerin gerçekleşmesi, araç ise bireylerin özgür birliğidir; dolayısıyla ortaklaşa-kolektif çerçeve bireysel gerçekleşmenin zorunlu bir koşulu olarak işler.
14 Nisan 1856'da yaptığı bir konuşmada Marx yine buna yakın bir şey söylemişti: "Adeta tekniğin her zaferinin bedeli bireyin mağlubiyetiyle ödenmektedir. Insanlık doğaya hakim oldukça birey benzerlerinin ya da kendi alçakhğının tahakkümüne uğramaktadır".