Hayatın akışı içerisinde küçücük meseleler yüzünden saatleri, hatta günleri huzursuzluk ve stresle geçiriyoruz. Oysaki her anın kıymeti farklıdır. Hayat bir kereliğine yaşanıyor. Bunu fark edip hayatı huzur içerisinde sürdürebilmeyi öğrenmek gerekiyor. Genellikle geçen zamanın bile farkına varmadan, anlamadan, düşünmeye ihtiyaç bile duymadan yaşıyoruz. Dinlenmeye, odaklanmaya, kendimizi keşfetmeye vakit kalmıyor. Hâl öyle olunca, hepimiz birbirimize benziyoruz. Aynı yöne baksa da baktığı yönde ne göreceğini, ne görmek istediğini bilmeyen veya umursamayan insanlara dönüşüyoruz.
Evde sakin kafayla yeniden okudum mektubunu. Önceki okumalarımda heyecanımın azizliğiyle dikkatimden kaçırdığım bir cümlenin üzerinde gözlerim uzun uzadıya takılı kaldı: “Hak olan davanın hasmı hiç bitmez!” Devamında “İslam tarihini oku, ne demek istediğimi anlayacaksın,” diyorsun.
Ne demek istediğini iyi anlıyorum Sevgili Dostum! Evet, dediğin çok doğru. Hakkı, var gücüyle yolundan saptırmak için çalışan kötülük, her devirde kendine sığınacağı bir beden bulur mutlaka ve bir süre sonra da o bedende zahir olur. Bu, bir kaide gibidir, hiç değişmez.
Derginin Genç Hayat ekinde yer alıyor.·Kitabı okudu
Birileri yüktür, birileri de o yükü çekendir. Zor durumda olan, çeken gibi görünse de işin aslında, bambaşka bir durum olabilir. Şöyle ki yük olan, içten içe korku hisseder; beni daha ne kadar çekmeye devam edecek, diye. Evet, çeken, bir gün hiç umulmadık bir anda yükünü bırakabilir. Bu, onun için zor değildir. Lakin çekilen için felakete dönüşebilir. Çünkü kendi yürümemiştir, yorulmamıştır, terlememiştir, sıkıntı çekmemiştir.
“Tarih değil, tekerrür eden, hatalardır”. Unutmasaydık, hatalarımızdan ders alacaktık ve bu yaşananlar bir daha başımıza gelmeyecekti. İşte görüyorsun, anlatmaya ne hacet!
Tekrar söylemek gerekiyorsa söyleyin; böyle bir durumda konuşursanız “tekrar etmiş” olursunuz. Tekrar söylemek gerekmiyorsa söylemeyin; zira böyle durumlarda konuşursanız “tekrara düşmüş” olursunuz.
Tekrar söylemek gerekirse:
Tekrar edin fakat tekrara düşmeyin!