Bazen içimde bir sükût büyüyor,
adı konulmamış bir his gibi
ne tam huzur,
ne de bildiğin bir hüzün.
Ey kalb, diyorum kendime,
bu kadar acele etme sevdaya;
her geleni kader sanma,
her bakışı mânâ ile süsleme.
Zamân geçiyor…
ve ben hâlâ
bir “belki”nin kıyısında oturuyorum.
Duâ eder gibi susuyorum bazen,
çünkü bazı cümleler
lâf-ı güzâf olmaktan öteye geçemiyor.
Bilirsin,
insan en çok kendi içinde yorulur;
ve en derin yaralar
hiç kimseye anlatılmayanlardır.
Ama yine de
bir yerlerde,
sessizce bekleyen bir âşiyân var içimde.
Belki bir gün
hâyâlât diner,
ve kalbim
nihâyet kendine varır.
~Berna A.~