Zeynep Demir

Zeynep Demir
@Thezeynep__
Makine mühendisliği
Lisans öğrencisi
Ağrı
1 okur puanı
Ekim 2024 tarihinde katıldı
İntihar üzerine
Eğer bir intihar düşüncesi ani ve çarpıcı bir şekilde aklınıza gelirse ve o an intihardan daha kesin bir çıkış yolu yoksa olağandır. Fakat planlanmış her intihar bir cinayettir. Bu durumda Martin Eden ve Anna Karenina'nın intiharları kabul edilebilirdi fakat intiharını planlamış ve bunu zamana yaymış biri, masum bir insanı öldürmüş kadar suçlu ve canidir. İntihar düşüncesi oluştuğu ilk andan itibaren sizi yavaşça içine çeken bir girdap gibidir ve sonuç tabi ki ölümdür, ölüm ise bir yok oluş. Anna Karenina aylarca aklına düşen intihar düşüncesiyle dans edercesine hayatına devam etti fakat bu kararı alıp uygulaması iki dakikasını bile almamıştı. İntiharın onun için kaçınılmaz olmasının asıl sebebi varlığıyla ona acı çektiren sevdiğine ölümüyle dehşeti yaşatıp yokluğuyla cezalandırmak istiyordu. İntihar ettiği yer bir tren garıydı. O tren garı kıvılcımı başlatan, ona yaşam için enerji veren yerdi ve artık aynı zamanda sonu olan yerdi. Martin Eden ise hayatının anlamı olduğunu sonradan farkettiği yerde intihar etmişti. Martin Eden'a intihar fikri veren şey ise yaşama planı yaptığı yere gitmek için bindiği gemideki lüks yerinde okuduğu şiirdeki bir nakarattı. Şiirdeki nakarat ona geçmiş hayatının neşesini ve bunu artık tadamayacak kadar değişip solduğunu anımsattı. Bunula birlikte denizde huzura ereceği fikrini vermişti. Martin hiç tereddüt etmedi çünkü daha nakaratı okurken hafiflemiş, içinde olduğu bunalım ve anlamsızlık sona ermişti. Kendi huzurunu bir denizde bulan Martin Eden, eskiden bir denizciydi ve huzuru değişmiş olmasına rağmen denizde kavuşacağına inanmıştı. Güvertenin ışıklarını kapatıp güçlü bedenini denize bıraktı. Yaşamak için hiç savaşmadı hatta vücudunun yaşamak için gösterdiği reflekslere gülerek tepki verdi. Martin Eden uzun zamandır hissedemediği
Duygu ve Düşünce