''Yüzüklerin Efendisi dışında bu kitapla kıyaslanabilecek başka bir kitap yok.'' -Arthur C. Clarke
İtiraf etmeliyim ki şu yaşıma kadar elimden çok fazla kitap geçmedi. Bu yüzden oluşan fikrimin ne kadar değerli olduğu tartışılır. Fakat söylemem gerekiyor ki hayatımda okuduğum en iyi kitaptı.
Aslında benim çok bir şey söylememe de gerek yok, yıllar boyunca öyle inanılmaz okumalar yapılmış ki, kitap belki de yüzyıllar boyunca unutulmayacak. Üzerine yazılan ciltler dolusu tezi okumaya ömür yetmez.
Bir bilim-kurgudan istenen her şeyi elinin tersiyle iten Frank Herbert, bizlere detaylı ekolojisi ile, cinselliğe, dine, bilime, psikolojiye, ekonomiye, siyasete ve daha birçok noktaya dair öyle vurucu metinler veriyor ki bu da Dune'un sadece bir bilim-kurgu değil, bir edebiyat klasiği haline gelmesini sağlıyor. Zira tüm bu konuları ayrı ayrı merceğine almış birçok kitabın bile Dune kadar zengin olmadığını söylemek mümkün. İşte asıl kırılmayı da bu durum yaratıyor.
Dune aslen bir mesih hikayesi olduğu için ve Frank Herbert hikayesini yazarken İslam'ın da dahil olduğu dinler tarihinden yardım aldığı için eseri daha çok inanç kavramına dair analiz etmek gerektiği düşüncesindeyim. İnanç ve inançsızlığa dair, insanın neden inanmaya ihtiyacı olduğuna ve inancın hangi değişkenlerle etkilenip farklılaştığına, inancın üst kademeler tarafından nasıl kullanıldığına dair muhteşem bir analizler havuzu mevcut.
Kısacası benim kalemimin yetmeyeceği derinlikte bir başyapıt. Daha fazla gevezelik etmek yerine kulaklarınızın dibinde bağırmayı tercih edeceğim. OKUYUN!
"Dinin kurallar ve kalıplarla öğretilmesinin büyük ölçüde sahtekarlık olduğunu herkes anlamalıdır."
DuneFrank Herbert · İthaki Yayınları · 202115,7bin okunma
Din ile siyaset aynı arabada gittiğinde, sürücüler karşılarında hiçbir şeyin duramayacağını sanır... Körlemesine gidenlerin uçurumu çok geç fark edeceğini unuturlar.