Baggerında her zaman dediği gibi, bu kazanılmayan, sadece oynanan bir oyun. Bu yüzden sadece oynuyorum. Hiç durmadan. Gelecekte de oynamaya devam edecek, sahada kendi yerimi arayacağım.
Insan, doğadaki en zayıf sazdır, ancak düşünen bir sazdır. Bütün Käinat'ın onu ezmek için silahlanmasına ihtiyacı yoktur. Bir buhar, bir su damlası yeterlidir. Ama Kainat onu ezecek olsaydı, insan hålen daha onu katleden şeyden daha asil olurdu, çünkü insan öleceğini ve Kâinat'ın ondan daha iyi olduğunu bilir. Käinat'ın ise bundan haberi yoktur. (s. 40)
Hayatımın, öncesinde ve sonrasında sonsuzlukta yutulmuş, kısa süreli ömrünü doldurduğum küçücük boşluğu düşündüğümde, hatta görebildiğimde, hakkında hiçbir şey bilmediğim boşlukların sonsuz genişliğinde yutulmuş olma hakkında bir şey bilmediğimi ve hakkımda hiçbir şey bilinmediğini düşündüğümde, korkarım ve orada olmak yerine burada olduğuma hayret ederim çünkü orada olmak yerine burada olmanın veya şimdi yerine o zamanın neden var olduğunun bir sebebi yoktur. (Friedman'dan alınmıştır, 1964, s. 39)
Bir mektupta birisi bana "Nasıl yaşamalıyız?" diye sordu. Ben de ona aynı soruyu sormak istedim.
Yine, ve her zamanki gibi
Yukarıda görüldüğü üzere
En sıkıştıran sorular
Naif olanlardır.