Bugün sonsuza dek sürmez. Mutluluk kendiliğinden meydana gelmiyor. Mutluluk acının kabuğundan sıyrılarak ortaya çıkarılmalı. Mutluluğa sahip çıkmalı. Onu yanı başından uzaklaştırmamalı.
Mutluluk korunmalı.
Yalnızlık tuhaf şey.
Sezdirmeden yanınıza sokuluyor, sessiz ve kımıltısız, karanlıkta yanınıza oturup uyurken saçınızı okşuyor. Kemiklerinize sarılıp bedeninzi neredeyse nefesiniz kesilecek kadar sıkar; teninize hücum edip dudaklarını ensenizdeki yumuşak tüylere dokundurduğunda neredeyse kanınızda atan nabzınızı duymazsınız. Yüreğinize yalanlar bırakır, gece yanınıza uzanır, ışığı dört bir yandan kendine çekip sömürür. Hep yanınızdadır; elinizi ancak doğrulmaya çalıştığınızda sizi aşağı çekmek için tutar.
...
Yalnızlık, sevimsiz, kör olası bir yoldaştır. Bazen sizi bırakmaya yanaşmaz.
Katlanıp kitap sayfalarının arasında konmuş bir şekilde yaşadım hayatımı. İnsan ilişkilerinin yokluğunda kağıttan karakterlerle aramda bağ kurdum. Tarihe mal olmuş hikayelerle aşkı ve kaybı yaşadım; İlişkilendirme yoluyla ergenliği yaşadım. Benim dünyam, iç içe geçmiş sözcüklerden oluşan bir ağ; bir uzuv diğerlerine, kemikler sinirlere, düşünceler imgelere bağlanmış. Ben harflerden oluşan bir varlık, cümlelerin yarattığı bir yaratık, kurgu aracılığıyla oyulmuş bir hayal ürünüydüm.
Hayatımdaki bütün noktalama işaretlerini bu dünyadan silmek istiyorlardı ve işte, bunaizin vermeye hiç mi hiç niyetim yoktu.