Çocuk kelimeni öptüğünü hatırlamıyorum o da babasının kendisini öptüğünü hatırlamazdı çocuklar ancak uyurken öpülür yoksa şımarırlar oralarda böyle denirdi ataerkil Balkan saçmalığı ama dedem onun babası kaçıranların telafisi olarak bize sarılırdı bizimle oynardı babamın kardeşinin oğluna gerçekten düşkündü o da basketbol oynuyordu gece boyu gözünü kırpmaz bilet alıp torununun lise takımıyla birlikte her yere seyahat ederdi.
Bir de ondan kaptan bazı kelimeler beklemedik anlarda ortaya çıkıp kafamın içinde günlerce dönüp duruyorlar tenhalık en güzellerinden gel buraya diye seslenirdi bana bir süre tenhalık içinde otur tenhalık öyle dingin öyle sessiz bir kelime ki adeta titreşiyor genellikle gün batarken alacakaranlıkta sessizlik bile saydamlaştığında ve kuşlar bir an için ötmeye kestiğinde hissedilir gel diyor bir süreden tenhalık içinde otur.
Babalar hakkında yazmak daha zordur belki de annenizle aranızda görünmez bir göbek bağı varlığını çocukluğunuz boyunca sürdürdüğü içindir anne hep yanınızdadır öğle yemeğini hazırlar hastayken size o bakar eline alnınıza koyar anne içinde yüzdüğünüz hava gibidir Baba bambaşka bir şeydir musluğu belirsiz ve karanlıktır bazen korkutucudur çoğu zaman ortada yoktur sigarasının şinoriklerine kenetlenerek başka sularda ve bulutlarda yüzer tüm dünya edebiyatı Bulgar edebiyatı da istisna değil anneyi yüceltir ve babaya acıklı kafkaesk mektuplar yazar.
Dünyaya o 2 metrenin yüksekliğinden biraz somurtarak bakıyorum ama korkmuyorum bir daha asla bu kadar bir zamanlar babamızın kollarındaki gibi güvende olmayacağız.
Babamın numarasını telefonumdan silmedim henüz değil onu hiç yapar mıyım bilmiyorum aynı şekilde saatinin yanında bıraksam mı bırakmasam mı diye de düşünmüştüm orada farklı bir zaman dilimi var ya da saat ve zaman dilimi yok ama sonlara doğru son anlarında olana kadar sık baktığını hatırlayınca saati bileğinde bıraktım.