siz sanıyor musunuz ki girişilen her teşebbüs halkın refahı, memleketin ümranı içındi? Yüksek makamların aklına yeni bir hırsızlık yolu geliyordu ve bunu icra ediyorlardı, hepsi o kadar.
Şimdiki durumun sorumlusu bakkal Hasan Efendi değil herhalde. Bizi bu hale düşüren şebekenin işi bu. Hataya düşmeyin. Rıza Han olsaydı, onlardan da kötüye götürürdü durumu. Şimdi işin başında olanlar onun kuyruğu değil mi sanki? Uzağa gitmeyin; onun akıl hocaları burada. Kendisi de piyondu, soytarının tekiydi, satılmış hammal herifin biriydi. Son dakikaya kadar yükünü tutmaya çalıştı. Ambarını doldurdu, milletle alay ede ede geberdi gitti. Şimdi mirasçıları, yedi sülalesi onun geriye bıraktıklarıyla, bu aç yoksul milletin paralarıyla dünyanın dört bir yanında fink atacaklar. O devir öyle gerektiriyordu. Rıza Şah burada olsaydı, iflah olmaz demokrasi tutkunu kesilirdi ve milletin bedbahtlığına bakıp kan ağlardı. Millete hırsızlığın yolunu gösteren oydu...
Ülkenin içinde bulunduğu bu sarsıntılı durum yüzünden Hacı önce Amerika'ya kaçma düşüncesine kapıldı ve sermayesinin bir kısmını oraya nakletti. Ama baktı ki arkadaşları kaçmaktan vazgeçip tüm kilit noktaları ele geçirdiler, hiçbir şeyin değişmediğini, diktatörlük sözcüğünün yerine sadece demokrasi sözcüğünün geçtiğini anlayınca kararından vazgeçti. Hacı'nın arkadaşları bu işin raconuna göre dini duyguları istismar ettiler, batıl inançları yaydılar, aşiretlere silah dağıttılar. Haydari-Nimeti savaşını çıkardılar, adam kayırdılar, şarlatanlık yaptılar. Bütün işleri güçleri patronlarının planlarını uygulayabilmek için mecliste çoğunluğu sağlamaktı.