Hani bazen birdenbire, sebepsizce düşüncelere öyle derin dalar da insan zamanı ve mekan unutur, hatta neyi düşündüğünü bile bilmez. Daha sonra kendi durumuna ve dış dünyaya yeniden aşina olmaya çalışır. İşte bu, ölümün sesidir.
Korkunç bir şeydi bu, ne büsbütün diri, ne büsbütün ölü olduğumu hissediyorum. Canlı bir cenazeyim artık, ne dirilerin dünyasıyla bir bağım vardı ne de ölümün unutulmuşluğu ve huzurundan yararlanıyordum.