Düşünceler baskı altına alınarak yok edilemez. Onlar ancak dikkate alınmayarak yok edilebilir. Düşünmeyi reddederek, değişmeyi reddederek. İşte bizim toplumumuzun yaptığı da bu!
İnsani delirten, gerçeğin dışında yaşamaya çalışmak oluyor. Gerçek dehşet verici. Insanı öldürebilir. Yeterince zamanı olursa kesinlikle öldürür. Gerçek acıdır. Ama insanı delirten yalanlar, gerçekten kaçışlar. Kendini öldürmek istemene neden olan o yalanlar...
Karşılıklı bir yardım ve dayanışma ilişkisi değil, sömürüye dayalı bir ilişki, organik değil, mekanik bir ilişki. Temel işlevsizliklerden gerçek bir işlev doğabilir miydi?