En şiddetli nefret, bilgelerin, müzisyenlerin ve satranç oyuncularının birbirine duyduklarıdır; en derin nefret uçurumları onların arasında açılır, oğlum.
Korkuların en kötüleri, açıklanamayanlardır. Nedeni, mantıklı bir açıklaması, başı sonu olmayan; kaynağı, insanın dışında değil, içinde, ruhunda olan korkular: Karanlık korkusu, yalnızlık korkusu, zaman korkusu gibi, varlığı bizim kendi varlığımızdan bağımsız olmadığı için kaçınamadığımız korkular.
En tutarsızları da dahil olmak üzere, bütün görüşlerinden kendimi sorumlu tutuyorum. Kaybetmeyi bilmek, yaşını başını almış kadının kaderidir. Ne kadar acı, oğlum!