Mangayı okurken beni en çok etkileyen şeylerden biri de hikayenin o acı gerçeği oldu… 20 yaşında öleceğini bilerek yaşamak. Açıkçası bu detayı öğrendiğim an hikayeye bakışım tamamen değişti.
Normalde okuduğum sahneler daha tatlı, daha masum geliyordu ama bunu bildikten sonra her an daha ağır hissettirmeye başladı. Yani çocuk aslında sadece aşık olmuyor, zamanı sınırlı olduğu için her anı sonmuş gibi yaşıyor. Bu da en basit anları bile çok değerli hale getiriyor.
Beni en çok vuran şey şu oldu: Biz hayatta çoğu şeyi erteliyoruz ama o karakterin böyle bir lüksü yok. Sevdiğini söylemek, yanında olmak, vakit geçirmek… hepsi onun için gerçekten “şimdi ya da asla” gibi.
Bu durum hikayeyi sadece bir aşk hikayesinden çıkarıp daha derin bir şeye dönüştürüyor bence. Okurken insan ister istemez kendi hayatını da sorguluyor. “Ben olsam ne yapardım?” diye düşündürüyor.