"Al beni de erit ateşinde gözbebeklerinin.
Erit beni,
Ruhumu aşkının potasında yak.
Kahrolsun bu karanlıklar,
Bu mesafeler,
Bu zaman,
Ben seni istiyorum.
Ya seninle yaşamak
Ya da seninle yok olmak."
Bu dünyada sana kötülük yapmak isteyen insanlar çıkacak karşına, ama unutma ki iyilik yapmak isteyenler de çıkacak. Kimi insanın yüreği karanlık, kimininki aydınlıktır. Geceyle gündüz gibi! Dünyanın kötülerle dolu olduğunu düşünüp küsme, herkesin iyi olduğunu düşünüp hayal kırıklığına uğrama! Kendini koru ..., insanlara karşı kendini koru!
Daha ilk satırında okuyucuyu kendine direk çeken bir kitap bunu her kitap da yakalamak çok zordur. Okurken düşündüren, sorgulatan, bilgilendiren ve 2. Dünya savaşındaki Yahudi soykırımını, Ermeni ve Kürt sorununun yanı sıra mavi Alay ve Struma olaylarını yerinde mesajları ile akıcı ve anlaşılır bir dil ile dile getiriyor. Maximillian Wagner & Nadia aşkına hiç değinmeyeceğim mutlaka okumanız gereken kitaplardan.
Serenad, bu iktidar oyunlarının altında kalan, acılar yaşayan, kavuşamayan hatta ayrı düşen, isim değiştirmek zorunda kalan, yetmezmiş gibi din ve milliyet değiştirmek zorunda da kalan insanların anlatıldığı, gerçek konulara dayanan son derece duygu yüklü bir roman. Tarihin, tarihimizin görünen yüzünün olduğu kadar görünmeyen yüzünün de anlatıldığı bir roman. İngiltere’nin, Rusya’nın, Almanya’nın ve ne yazık ki Türkiye’nin ayıplarının anlatıldığı, dile getirilmeyen, dile getirilmekten kaçınılan olayların yazıldığı, bir eser..
Kitap boyunca Goethe’den Râmi'ye, Zweig'den, Nietzsche’ye ve Struma faciasına kadar uzanan geniş bir kültürel ve tarihsel arka plan var. Kültürel birikimine zaten hayran olduğum Livaneli'nin kitabını okurken devamlı bunu düşünüyorum, nasıl bir araştırma, nasıl bir zihin bunları birleştiriyor, hayranlık ve kıskançlık bir arada Zülfü Livaneli Ve tümü kitaba öylesine serpiştirilmiş bilgiler gibi değil; romanın ruhunu besleyen, okuru düşünmeye ve sorgulamaya yönelten güçlü dayanaklar olarak yedirilmiş.
"Bir
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164bin okunma
Bir kız çocuğunun büyümesi ne zaman biter acaba? İlk adet gördüğünde mi, 18 yaşını doldurunca mı, evlenince mi, saçına ilk ak düşünce mi ?
Bence hiç biri değil. Bir kız çocuğu büyümez, kaç yaşına gelirse gelsin asla büyümüş gibi hissetmez kendini.