Ben, yabancı kaynaklı hiçbir fikri benimsemeye tenezzül etmeyecek kadar millî şuur ve gurura malik bir Türk‘üm. Siyasi, içtimai mezhebim Türkçülük‘tür.
"Benim aradığım güç, yenmek ya da en azından yenilmemek için lazım olacak bir güç değil. Dışarıdan gelecek
etkileri kesmeye yarayacak bir güç de değil. İstediğim, dışarıdan gelen gücü karşılayıp ona dayanmayı sağlayacak bir güç.
Haksızlık, şanssızlık, üzüntüler, yanlış anlamalar, anlayışsızlıklar... Böyle şeylere sessizce direnmemi sağlayacak bir güç."
Kırk yıl önce Dostoyevski, sosyalizmin Rusya'ya 100 milyon insana mal olacağını tahmin etmişti. O sıralarda bu olması imkansız bir rakam olarak gösterilmişti. İngiliz basınına, tanınmış bir rus istatistikçisi olan Prof. İvan Kurganov'un tarafsız bir şekilde ele alınmış raporunu salık vereyim. Bu rapor batıda, 12 yıl evvel basılmıştır, fakat hemen bütün sosyal meselelerde olduğu gibi, sadece duygularımıza uygun düşen şeylere dikkat ederiz. Profesör Kurganov'un analizinden öğrendiğimize göre, Dostoyevski yanılmıştır ama az tahmin ettigi için yanılmıştır.
1917-1959 yılları arasında, sosyalizm Rusya'da tam 110 milyon kişinin hayatına mal olmuştur.
1937-38 döneminde sovyet Rusya'da 1 milyon 700 bin kişinin kurşuna dizildiği söylenir. Gulag Takımadaları'ndan kaç kişi gelip geçmiştir, bunu hiçbir zaman kesinlikle bilemeyeceğiz. Şurası muhakkak ki çalışma kamplarının sakinleri hiç bir zaman 12 milyondan aşağı düşmemiştir. Bir kısmı öldükçe veya öldürüldükçe yerlerini yenileri alır. Bu 12 milyondan sadece yarısı bile siyasi tutuklu olsa, bu kadarı bile İsveç veya Yunanistan gibi küçük bir ülke. İşte Gulag ülkesi budur.