Çocukken en sevdigim diziydi Sihirli Annem.
Hele bir de o "zaman geriye aksın." diyipte zamanı geriye almalarını izlemek ve izlerken televizyon karşısında aynı hareketleri yapmaya çalışırdım. Benim için zaman geriye akmazdı ama onu bile çocuk aklıyla ummak beni heyecanlandırırdı.
Peki ya gerçekten böyle bir imkanımız olsaydı? Üstelik sadece bir kahve içmek şartıyla...
Kahve Soğumadan Önce de böyle bir kitap. Kitapta bir kafe var, o kafede zamanda geri gidebiliyorsunuz. Kafeye giden müşterilerin ortak noktaları ise pişmanlıkları zamanda yolculuk yapabileceğiniz bu kafeye gider miydiniz? Kitabi okuyup kahvemden bir yudum alırken bunu bir anlığına düşünüp kitabın kapağını kapattım. Sanırım ben bu kafeye gitmezdim dedim kendi kendime zira bana göre pişmanlıklarımda beni ben yapan parçalarımdır sonuçta.
Yazar: Toshikazu Kawaguchi dili akıcı ve sürükleyiciydi.
Hayatta pişmanlıklarımız değil de iyikilerimizin çoğalması dileğimle...
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çocukken insanlara hayret ederdim. Insanlar dururken neden hayvanları bu kadar çok sevdikleri için. Sonra ne mi oldu? Yıllar geçti ve ben büyüdüm...
Şimdi ben insanlardan çok hayvanları ve kitapları seviyorum.
Kitaptaki karakterimiz Fugui hayatı oyun ve kendisi hariç herkesi oyuncağı olarak görüyor.
Lakin hayat böyle bir yer değil. Ve oda bunu öğrenmek zorunda kalıyor.
Hani diyor ya Sezen aksu yazdığı şarkısında;
"hayat herkesi kuzulaştırırmış
Döve döve yola getirirmiş sonunda
mutlaka uzlaştırırmış.."
Tam da bu Fugui için geçerli. Aynı zamanda kitapta sadece Fugui'nın hikayesinden ziyade çin'ın o zamanki politikasını toplumunuda okuyoruz.
Yu Hua 'un okuduğum ilk kitabıydı. Dili gayet akıcı ve sürükleyiciydi bu da kitabı okunabilir kılıyor.