Bir ülkeyi elde tutmak için büyük bir şans ve maharet gereklidir. En gerekli çarelerden biri, işgal kuvvetlerinin o oülkeye yerleşmesidir. Böylece ülkede çıkacak karışıklıklara anında müdahale imkanı doğar. Bu konuda en ideal davrananlar Türklerdir. Eğer onlar Balkanlara yerleşmeselerdi, bütün ustalıklarına rağmen orada tutunamazlardı.
Yönetimi ele geçirenler bir süre sonra lüks ve safahata yönelerek, kendi yakınlarını bile köleleştirebilirler. Devlet imkanlarını sonuna kadar kullanarak çevresindekileri susturabilirler. Makam sarhoşluğu içinde kendilerini yitirdikleri zaman fırsat kollayan bazıları aç sırtlanlar gibi kimseler saldırarak yönetimi ele geçirebilirler. Bu durum toplumdaki yakınlık kaybolup, boylar ve devleti yöneten aileler yok oluncaya kadar devam edebilir. Bu durum ipek kurduna benzer. Çünkü ipek kurdu önce bu ağını örüp, sonra da bu ağın merkezinden başlayarak bu ağı yok eder.
Juppiter, milletlerin devlet hayatı ve siyasetlerinin doğru olmasına dikkat ederdi. Bir harp başlayacağı zaman, bu harbin haklı olarak ilan edilmiş olduğuna dair(bellum pium et iustum) ona yemin edilmesi lazımdı. Haksızlık edilen devleti korur, yalan yere yemin edeni de cezalandırırdı. Roma harbi kazandığı takdirde, bir zafer alayı (Triumphus) yapılırdı.