Hani derler ya beni yargılamadan önce benim geçtiğim yollardan geç, benim yaşadıklarımı yaşa sonra beni yargıla diye bu kitaptan da olarak bu konuya parmak basmış. Yazarın da dediği gibi kimse doğuştan kötü olarak doğmas. Çevre şartları kişinin gerçekten karakterini etkiler. Çünkü hayatta yaşadığımız zorluklardır karakterimizi şekillendiren. Kimisi yaşadığı zorlukları tecrübe edinip iyi bir insan olmayı tercih eder, kimisi de yaşattıklarını yaşatmadan ölmez. Kitap o kadar sürükleyiciydi ki akıp gitti sanki. Yeni ufuklar açtı, diyebilirim. Okurken evet, gerçekten böyle Hayat bu işte dediğim çok oldu...
Bence saf kötülüğü temsil ederek müebbet cezayı hak edenler dışındaki suçlular, ceza almanın yanı sıra rehabilite edilmeli. Edilmeli ki tekrar topluma karıştığında ne tehdit olsun, ne de tehdit olarak görülsün.
“İnsan 7 yaşında ne ise, 70 yaşında da odur” Tembelliğini bir kenara bırakırsak, bu kadar çeşitli psikiyatrik ve karakteristik vakayı tek tip bir uygulama ile yani sadece dört duvar arasında bir süre hapsedip sonra serbest bırakarak düzeltmeye çalışmak ne kadar faydalı?
Aile veya kardeşler arasında konumlandırıldığı yer, okul çevresi, sosyal çevresi gibi ikili ve çoklu ilişkileri, kişinin hayatta kalma ve varlığını gösterme biçimini belirler