Hiçbir suç yükleyemedikleri için kitap okumak diye bir suç icat ettiler. Cehaletin övgüsünü yapıyorlar.
Örgütlü cehalet bu ülkede çok güçlü. Sorsan kabul etmezler
ama hepsi doğal olarak kültür-sanat düşmanı.
başlanndaki diktatörya da işkenceciler gibi yaratıkları insandan ayıran
şey, empati duygulannın olmamasıydı. Hiç kimsenin acısını,
hiçbir insanın hatta hiçbir canlının derdini hissedemiyorlardı. Bu da onlan birer zulüm makinesine çeviriyordu.
îlkgençliğinde, deli gibi kitaplara gömüldüğü o dönemde,
kendisini en çok sarsan düşünce Sartre ve Camus’den gelmişti. İnsanı masa, sandalye gibi bir nesne
olmaktan çıkanp kendi varoluşuna kendisinin karar vermesini,
kendini seçmesini öneren bu düşünce, isyankâr ruhuna tam oturmuştu, bir anahtar gibi, bir kurtuluş
yolu, bir ışık.