İnsana ve psikolojiye merak duyan her insanın bu kitapla mutlaka yolu kesişmiştir. Kesişmemişse bile birgün muhakkak kesişecektir.
Fromm, yahudi kökenli almanya doğumlu Amerikalı bir psikanalisttir. Felsefede Frankfurt okulu olarak bilinen Adorno, Horkheimer, Marcuse ve Walter Benjamin gibi dönemin ünlü filozoflarının çalışmalarını yürüttüğü enstitüde psikoloji alanında çalışmalar yapmıştır.
Başlıkta da belirttiğim gibi Erich Fromm "sevme sanatı" adlı eserinde insan olmanın sırrını açıklıyor. Fromm'a göre insan olmanın sırrı sevmekten geçiyor. Burada sevmek eylemi aşk olarak değil aşktan tamamen farklı olduğuna inanılan sevgi kavramı üzerinden ilerliyor. Fromm, sevginin aşk gibi özünde saman aleviyle her zaman aynı kaderi paylaşan,kendiliğinden yoktan var olan ve etkisi kısa süren ama bu süre zarfında ortalığın tozunu dumanına katan, insanın nefesini kesip uçuşa geçiren ve sonrasında alıp yere çalan ve en nihayetinde sıradanlığın da ötesine geçerek kişinin iç dünyasını" atık insanlarla " dolduran bir hal olmadığını belirtiyor. Sevgi, aşkın aksine insanın kendi alın teri ile zahmetli binbir emeğin harcanmasıyla ortaya çıkan bir şaheserdir. Fromm'a göre sevgi ile seven kişi bir sanatçıdır tıpkı bir doktor bir marangoz ustası bir heykeltıraş gibi. Sevmek için bir kendiliğindenlik (aşk gibi) olmaksızın ortada sürekli bir faaliyet bir çaba vardır. Seven kişinin (sevgi ile) ana hedefi aşkta olduğu gibi karşılıklı bir beklenti içerisine girmeden sanatını inşaaya devam etmesidir zira işin içine karşılıklılık girerse bu durumun metalar alemindeki bir alışverişten farkının olamayacağı kesindir. İnsanlar arasındaki ilişkiler başta olmak üzere her şeyin özünü libidoyla açıklamaya çalışan Freud'un aksine Fromm, insanın karmaşık bir varlık olması nedeniyle ilişkilerin tek bir