"Arkadaşlık tanımlanamaz," diyor sertçe. "Biriyle arkadaş olmak için nedenler sayıp dökmeye başladığımız an, ilişkinin büyüsünü zayıflatmaya başlarız. Hiç kimse parası, cömertliği, güzelliği ya da zekâsı yüzünden sevildiğini bilmek istemez. Hangi nedeni seçerseniz seçin, karşınızdaki insan şöyle diyecektir: Tek neden bu muydu?"
"Babam bana hep gerçek dostların altın sikkeler gibi olduğunu söylerdi. Fırtınaya tutulup batan gemiler yüzyıllarca okyanusun dibinde durur. Ahşabı kurtlar kemirir. Demir paslanır. Gümüş kararır, ama deniz suyu altına hiçbir şey yapamaz. Ne parlaklığından ne de renginden bir şey yitirir o. Gemi battığında nasılsa aynen öyle çıkar. Dostluk da tıpkı böyledir. Deniz kazalarına da, zamana da dayanır."