İçkiye benzer bir şey var bu havalarda.
Kötü ediyor insanı, kötü...
Hele bir de hasretlik oldu mu serde;
Sevdiğin başka yerde,
Sen başka yerde;
Dertli ediyor insanı, dertli.
Robinson Crusoe
Daha önceleri okuduğum Emile'de Rousseau okuyucularına Robinson Crusoe 'u okumayı tavsiye ediyordu. O yüzden ben de, okumak için bu kitabı bir köşeye not düşmüştüm.
Robinson' u emimim aranızda bilmeyen yoktur. Hani şu geçirdiği gemi kazasıyla ıssız adaya düşen Robinson..
Eser bildiğiniz üzere Dünya Edebiyatı klasiklerinden..Dünya'ya damga vurmuş, unutulmaz bir eser. Bu yüzden belki de.. Eseri okumak bambaşkaydı.
Şimdi gelelim Robinson'a.. Bakalım hayatta kalmak için neler yapacak?
๑İlk işi tatlı su kaynağı keşfedip, kendine mağara ve çadırdan barınak yapmak olur. Bunun için gerekli malzemeleri de okyanusta kıyıya vuran gemilerden, temin etmeye çalışır.
๑Nitekim bu süreçte yaşadığı adanın etrafını görebilmek için Robinson, kendisine bir sal yapar. Hayvanları avlar, onlarla karnını doyurur. Ayrıca bulduğu tatlı su kaynağı için bir kanal yapar. Kendini tehlikelerden korumak için de bir sopa alır eline..
๑Salıyla batan gemisini ziyaret eder, bir gün. Oradan barut, silah, fıçı, peksimet, rom, rakı fıçısı gibi işine yarayacak eşya, ne varsa alır, çadırına götürürken, adada ekilmemiş araziler keşfeder. Ve aklına tarım yapma fikri gelir.
๑Karaya çıktığından beri geçen günlerini de mağara duvarlarına çeltik atarak hesaplar.
๑Adaya Robinson elinden geldiğince, yavaş yavaş yerleşmeye çalışır. Geminin hamağını kullanarak kendine yatak yapar. Beslenmek için keçileri, kuşları avlar. Ve sonra aklına avladığı keçileri beslemek gelir, beslerde.
๑Tahtaları keser, mağarasında kendine raf yapar. Duvarlarına çiviler çakar askı yapıp, tüfeklerini asar. Anılarını başından geçenleri mürekkebi bitinceye kadar defterine yazar. Yağmurdan korunmak içinde kendine bir şemsiye yapar. Aynı zamanda avladığı keçilerin yağını ise kendine bir kandil yapak için
Robinson CrusoeDaniel Defoe · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202426,7bin okunma
"İnsanoğlunun yaratılışının gereğidir; insan kendi mutluluğundan yalnız kendinin haberdar olması ile kanaat etmez, herkesi de haberdar etmek ister. Hatta bir insan esasında mutlu değilse bile, etrafa kendi mutluluğunu inandırmak için hilekarlığa ve yalancılığa bile düşer."
Bir öğretmenin “disiplinsiz” diye yakındığı sınıftan, başka bir öğretmenin çok memnun kalması, öğretmenlerin meslek yaşamında bildikleri olgulardan biri değil miydi?