Ercan

Tercih sadece rasyonel olarak doğrulanamayan alanlarda bir haktır. Ortak payda da akla aykırı olan bir yargı, sadece bireysel alanda tercih edilebilir. Tek kişinin hüküm vermesi gibi bir karar meşruiyetini çoğunluktan alamaz. Bu tutarsızlıktır, çelişkidir. Hareket noktanız çoğunluğun kararının meşru olacağı ilkesine dayanır, ancak çoğunluk, sonuçta çoğunluğun kararının hiçbir önemi olmadığına karar vermiş olur. Demokratik yolla demokrasi reddedilmiş olur. Verilen kararla, verilen kararın dayanağı reddedilir. Çoğunluk belli bir görevi gerçekleştirmesi için, belirli bir süre tek kişiye yetki ve sorumluluk ( ki sonuçta sorgulanmayı da içerir) vermenin dışında böyle bir yetki, sistemin kendi içinde barındırdığı yapıdan dolayı veremez. Yeterince bilinip doğru değerlendirilebildiğinde demokrasi kendini yapısı ile korur. Cevat ZENGİN
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Yaptıklarının söyledikleri gibi olduğundan okadar eminler ki, denetlenmekten daima korkuyor ve daima kaçıyorlar. Ama çocukları çok ama çok seviyorlar. Adaletin onların söyledikleriyle yetinmesine ise bayılıyorlar. Adalete, topluma saygının ölçüsü, hesap vermeyebilirliktir. Cevat ZENGİN
Nesnel verilerle herkes yargılama yapabilir, aslolan aslı astarı olmayan veriler üretip yargılayabilmektir. Cevat ZENGİN
Bırakın felsefe adına ortaya konmuş olanları, aklınızı aklınızla tutsak etmeyi bırakın, fikirler özgürce paylaşıldıkça hatalar ayıklanır, eksikler giderilerek kavrayış anlayış gelişir. Özgürce çalışma imkanına sahip her beyin çalıştıkça gelişir. Cevat ZENGİN
İnsan yeryüzündeki varlığına ilkel beyniyle başladı. Binyıllar sonra üstbeyin olustu ve gelişti, özbilinçle gelişmeye de devam edecek.ilkel beyin hercanlınıın varliğini sürdürmesi sağlar ve duygularla işler. İnsanlık tarihinin yaşadığı süreci her bir cenin ve bebek yaşar. Çocuğa öğretilen her şey duygu ve somut verilerle ilişkilendirilir. Bilgisiz toplumda yetişen bireyin düşünme biçimi içinde yaşadığı kültürle belirlenir. Bu fert bağımsız düşünmediği için özgürlüğün ne olduğunu bile anlayamaz. Rasyonel olarak itiraz edemesede duygusal bağlarla anlamlandırdıklarından vazgeçmez. Onun doğruluğu, görüşün içine sinmesi duygu durumuyla òrtüşmesidir ki , böyle bir doğruluk değeri yoktur. Bireyi özgürlestirecek ve her fertle eşit kılacak araç bilgi ve aklın tarafsızlığını tespit edip temellendireceği eğitimdir. Duygularla ilişkilendirilmiş hürafi söylemlerle değil. Varlığın ve yaşamın ne olduğunu sandığınızın hiç bir önemi yoktur. O kendisinde ne ise odur ve onu ne kadar doğru analiz edebilirsek o kadar yaşanmaya değer bir toplu hayatımız olacaktır. Cevat ZENGİN