Buna mukabil siyasal İslâm tepeden tırnağa bir fantezi örgüsü, giderek bir Pentagon planı olduğundan, kısa zamanda çorap söküğü gibi ilerledi; ilerledikçe yerini Dünya Sistemi'nin ucuz, sudan ucuz muhafızlığında buldu.
1973. Hıristiyan yılında Türk gerçeğinin tabiatıyla hiç alakası olmayan, milli varlık düşün cesine tamamen yabancı bir siyasal İslâm icat edildi. İroni bunun "milli görüş" adıyla pazarlanmasında sırıtsa da, o dönem Türkiye'nin sağ ve sol cenderesine alınışına bir tepkinin doğuşundan hâsıl olan bir beklenti de yürürlüğe girmişti.
Bize bahsedilen ömrü, bizim hayat diye bildiğimiz yahut bize hayattır diye yutturulan şeyi başa geldi, çekiyoruz diyerek mi yaşamaktayız? Yoksa çattığımız keyif başımıza neyin, niçin geldiği derdinin tiryakisi olmanın keyfi mi?