• Kitabı okumayı uzun bir zamana yaydığım için okurken pek sıkılmadım. Hızlıca bitirmek için çabalasaydım, üslup ve muhteviyat göz önüne alındığında biraz yorucu bir okuma olabilirdi. Şiir türüyle arası iyi olmayan okurların bu noktayı dikkate almaları kanaatimce yararlarına olacaktır.
• Şiir okumayı seven, ortalama kelime dağarcığına sahip, halk edebiyatına uzaktan yakından ilgisi bulunan bir okuyucu iseniz kitapta geçen kelimelere, cümlelere, terimlere biraz hakimsinizdir. Bu önemli bir detay zira yayınevi, dilde olabildiğince sadeleştirme yapmaya çalışmış fakat yukarıda belirttiğim profilin dışında bir okursanız kitabı okumakta zorlanabilirsiniz. Benim için rahat bir okuma oldu. Bu durumu kolaylaştırmak adına kitap sonuna hacimli (kendi çapında) bir sözlük koyulmuş, güzel de düşünülmüş. Lakin sürekli sözlüğe bakarak okuma yapmak bazı okurlar için konforlu ve tercih edilebilir bir yol olmuyor. Esasen bu sözlük, parça parça sayfa sonlarına da yerleştirilebilirdi. Böylelikle okuma daha akıcı bir hale gelebilirdi. Fakat kitabın boyutları göz önünde tutulduğunda bu yöntem de pek mantıklı gelmiyor. Eğer farklı basım yayınlar varsa onlarda durum nasıldır, onlara yönlenme olabilir mi, bilemiyorum. İncelemek gerekiyor.
• Kitabın başında Kaygusuz Abdal’ın hayatı ve Bektaşi Edebiyatı hakkında bilgiler, sonunda ise ufak ve yeterli bir kaynakça bulunuyor. Bu detaylar da iyi düşünülmüş ve yerinde olmuş. İncelemeyi boğmamak adına bunlardan bilgi vermeyeceğim.
• İçerik olarak bakıldığında ise, derlenen şiirlerin çoğunun aynı kalıplarda olması metnin tekrarı hissiyatını uyandırıyor. Birbirinin aynı cümleler, kelimeler, manalar… Okuyucu tekdüzeliğe itiliyor. Bu da okuma açısından nahoş bir durum. Beklentiyi yüksek tuttuğumdan mıdır, bilemiyorum ama okuduğum şiirler ruhumu