AB

AB
*Kanal ve sayfalara abone olmuyorum. *Takipçi kasmıyorum. Kendi halimdeyim.
2/10
·110 syf.·
2026 12. kitabı
İnceleme olarak değil fakat “okura bir not” bırakmak açısından kısaca bir şeyler yazmak istiyorum. Öncelikle belirtmek isterim ki satın aldığım kitapların yanında, yayınevinin hediye olarak gönderdiği bir kitaptı. Piyasada satışı var mı, bilemiyorum. Benim açımdan, ücretsiz olarak temin edilebiliyor ise okunulabilecek bir kitap. Satın alınmaya kesinlikle değmeyeceği kanaatindeyim. Bu önemli girizgahı daha baştan paylaşmak isterim. Kitaba çok kısa olarak değinecek olursak, kolektif bir kitap. Diyanet camiasından birçok ismin yazıları bir araya getirilerek derlenmiş. İsimlerin çoğu akademik ünvanlı olsalar da kitap akademik bir eser olmaktan çok uzak. İçlerinde faydalı yazılar olduğu gibi suya sabuna dokunmayan, yazmak için yazılmış, sloganvari bir ruh taşıyan yazılar da mevcut. Özellikle kitabın isminde “Ramazan’ın” geçmesi ve beklenenin aksine oruçla alakalı pek az meseleye değinilmesi insanı şaşkınlığa uğratıyor. Daha çok depreme ve her konunun bu noktaya çıkarılmasına yer verilmesi beni şaşırttı. Deprem üzeri derlenmiş bir eser olabilir, amenna. Fakat editöryal olarak çok zayıf buldum. Yazıldığı hedef kitle ve ücretsiz dağıtılması da göz önünde tutulur ise, bazı değerleri yeniden hatırlamak ve hoş zaman geçirmek için okunabilecek bir eser. Üzerinde daha fazla durmaya gerek bile yok. Umarım kitabı okuyacaklar için faydalı bir yazı olmuştur. Hayırlı Ramazanlar.
Ramazan ve DayanışmaKolektif · Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları · 202313 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
1/10
·64 syf.·
2026 8. kitabı
Kitap hakkında iki inceleme yapılmış. Bir tanesi sadece iki satır. Diğer incelemedeyse arka kapak bilgileri ve tanıtım bültenlerinden başka bir şeye yer verilmemiş. Dolayısıyla gördüğüm lüzum üzerine bu incelemeyi kaleme almaya karar verdim. Aslında yaptığım tam manasıyla bir “inceleme” de değil ama inşallah okuyanlara yararlı olur. Şiir severlerin diline pelesenk olmuş, çoğumuzun birkaç satırını ezbere bildiği “İbrahim” şiirinin yazarı merhum A. Hâlet Çelebi’nin derlenen şiirlerinden oluşan bu mini kitap, esasen şairin şiir üslubunu tanımak için önemli bir eser. Bu bağlamda kitabın fiyatının da uygun olması önemli bir avantaj. Kullanılan dil sade, şiirlerin anlaşılması gayet açık. Lakin benim şiir tasavvurum daha çok, dizelerin okuyucunun duygusal yönüne hitap etmesi yönündedir. Zira kanaatimce şiir demek; duygusuz, kuralsız, ölçüsüz bir laf salatası olmamalı. Haddizatında, bana hitap etmeyen bir başkasına elbette hitap edebilir. Benim göremediğimi, hissedemediğimi bir başkası sezebilir. Hatta bugün okuduğumu anlayamayabilirim, belki yarın okuduğumda çok daha farklı duygular ve fikirler hissedeceğim. Belki bütün şiirlerini okuduğumda daha farklı bir tablo ortaya çıkacak. Bütün bunları da göz ardı etmiyorum. Ama bir şeylerin eksik olduğu duygusu da içimden gitmiyor. Son tahlilde, kitap tanıtımında da bahsedildiği gibi “bir hayal ve duygu şairi” değil, bir “intuition (sezgi)” şairi olarak tanımlanan Asaf Hâlet’in şiirlerini ben sevemedim. Büyük bir şair olduğunu asla düşünmüyorum. Bu sevdiğim şairlere çok büyük bir haksızlık olur. Kitabın, sosyal medya abartısı “İbrahim” şiiriyle satış adetlerini yükselttiği bariz. Ancak yukarıda belirttiğim gibi, fiyat uygunluğu ve şairin edebi kişiliğini tanıma açısından okumak tercih edilebilir. Yoksa kendi açımdan zaman ve maddi
Seçme ŞiirlerAsaf Hâlet Çelebi · Everest Yayınları · 2023154 okunma
4/10
·284 syf.·
2026 6. kitabı
• Kitabı okumayı uzun bir zamana yaydığım için okurken pek sıkılmadım. Hızlıca bitirmek için çabalasaydım, üslup ve muhteviyat göz önüne alındığında biraz yorucu bir okuma olabilirdi. Şiir türüyle arası iyi olmayan okurların bu noktayı dikkate almaları kanaatimce yararlarına olacaktır. • Şiir okumayı seven, ortalama kelime dağarcığına sahip, halk edebiyatına uzaktan yakından ilgisi bulunan bir okuyucu iseniz kitapta geçen kelimelere, cümlelere, terimlere biraz hakimsinizdir. Bu önemli bir detay zira yayınevi, dilde olabildiğince sadeleştirme yapmaya çalışmış fakat yukarıda belirttiğim profilin dışında bir okursanız kitabı okumakta zorlanabilirsiniz. Benim için rahat bir okuma oldu. Bu durumu kolaylaştırmak adına kitap sonuna hacimli (kendi çapında) bir sözlük koyulmuş, güzel de düşünülmüş. Lakin sürekli sözlüğe bakarak okuma yapmak bazı okurlar için konforlu ve tercih edilebilir bir yol olmuyor. Esasen bu sözlük, parça parça sayfa sonlarına da yerleştirilebilirdi. Böylelikle okuma daha akıcı bir hale gelebilirdi. Fakat kitabın boyutları göz önünde tutulduğunda bu yöntem de pek mantıklı gelmiyor. Eğer farklı basım yayınlar varsa onlarda durum nasıldır, onlara yönlenme olabilir mi, bilemiyorum. İncelemek gerekiyor. • Kitabın başında Kaygusuz Abdal’ın hayatı ve Bektaşi Edebiyatı hakkında bilgiler, sonunda ise ufak ve yeterli bir kaynakça bulunuyor. Bu detaylar da iyi düşünülmüş ve yerinde olmuş. İncelemeyi boğmamak adına bunlardan bilgi vermeyeceğim. • İçerik olarak bakıldığında ise, derlenen şiirlerin çoğunun aynı kalıplarda olması metnin tekrarı hissiyatını uyandırıyor. Birbirinin aynı cümleler, kelimeler, manalar… Okuyucu tekdüzeliğe itiliyor. Bu da okuma açısından nahoş bir durum. Beklentiyi yüksek tuttuğumdan mıdır, bilemiyorum ama okuduğum şiirler ruhumu
Divan Kaygusuz AbdalMustafa Sever · Diyanet İşleri Bakanlığı Kültür Yayınları · 201434 okunma
8/10
·336 syf.·
2025 20. kitabı
Öncelikle kitap hakkında bir inceleme bulunmaması, bu yazıyı kaleme almamda büyük bir rol oynadı. Tanıtım bülteni/kapak bilgisi haricinde, kitabı okurken hissettiğim duyguları ve fikirlerimi dilim döndüğünce anlatacağım bu yazı umarım okuyanlar için yararlı olur. Sürç-i lisan edersek şimdiden affola… Kitabın okunma sayısının bir hayli düşük olması çok üzücü. Elimdeki kitap, yaklaşık olarak 335 sayfa civarı olup 2018 yılında basılmış. Editöryal açıdan kitabın dış kapak resmi, baskı renkleri ve iç tasnifi oldukça iç açıcı, gayet şık duruyor. Bunu söylemeden geçmek istemedim. Kitabın müellifi uzun yıllar arşivcilik yapmış, tarih ile iç içe olmuş bir isimmiş. Açıkçası hakkında fazla bilgim yok, araştırma gereği de duymadım. Kitap ile devam edecek olursak toplam dokuz bölümden oluşması manidar ve çok hoş bir detay olmuş. Giriş bölümünde kısaca mitolojiden ve bu bağlamda Oğuzname’nin öneminden bahsedilip daha sonra Oğuz Han/Kağan ve destanları (versiyonları) hakkında anlatım sürdürülüyor. Yazar, burada bir kaynaktan sunduğu Oğuzname’yi kısımlara ayırarak işliyor. İkinci bölüm de bu şekilde tamamlandıktan sonra üçüncü bölümde farklı bir eser içinde bulunan Oğuzname versiyonuyla (Şecere-i Terakime) anlatıma devam ediyor. Dördüncü bölümde destanla alakalı bazı bilgiler, değerlendirmeler ve çıkarımlara yer veriliyor ki çok kıymetli bir kısım olduğunu düşünüyorum. Beşinci bölüme gelindiğinde, Uygurca Oğuz Destanı’nın bugünkü Türkçeye tercümesi yapılarak yine kısımlara ayrılmış vaziyette anlatımını görüyoruz. Altıncı ve yedinci bölümlerde Alp Er Tonga Destanına ve Dede Korkut hikâyelerine yer veriliyor. Kitabın işlediği konusu ile doğrudan alakası olmayan bu kısımlar, yazarın ifadesiyle Oğuzname’yi çağrıştırdıkları için kitaba alınmış. Bir yönüyle hoşuma gitti lakin kitaba dâhil
OğuznâmeNecati Gültepe · Kapı Yayınları · 201826 okunma
6/10
·172 syf.·
2025 31. kitabı
Merhum M.Lutfi Efendi’yi medyada sıkça duyar, şiirlerine zaman zaman denk gelirdim. Okuduğum bu kitapta, onun eserlerinden yapılan derlemeler biz okurların istifadesine sunuluyor. Ben kitabın 2025 tarihli 3.baskısını okudum. Kitabın ön sözünde, seçilen şiirlerin kaynağından ve merhum M.Lutfi Efendi’nin şiir üslubundan kısaca bahsediliyor. Daha sonrasında ise müellifin hayatı, muhiti ve eserleri hakkında detaylı bilgiler okuyucuya sunuluyor. Kanaatimce bu kısımlar haddinden biraz fazla uzun tutulmuş. Ancak zararı yok. Daha sonra seçki şiirlere giriş yapılan sayfalar başlıyor. Şiirler, maalesef günümüz Türkçesine çevrilerek sunulmuyor. Hatta bazı şiirlerin metni çok sade ve anlaşılırken bazıları çok karmaşık ve anlaşılmaz bir vaziyette. Bu durumu çözmek için kitabın sonuna bir sözlük eklenmiş. Bilemediğiniz kelimelerin günümüz karşılıklarına buradan bakabilirsiniz. Açıkçası ben sözlük yerine yapay zekâyı kullanmayı tercih ettim ki daha pratik oluyor. Yine de okuma akışını bölen bu durum çok can sıkıcı. Belki de yayınevinin divanları basarken izlediği editöryal yöntemi ve kitabın ebatlarının cep boy oluşu sayfa altlarına kelimelerin günümüz anlamını karşılayan çevirilerini konumlandırmaya mani oldu. Kaldı ki bazen bu bile yeterli olmuyor. Ve sonunda kitap ufak bir kaynakça ile bitiyor. Uzatmadan söyleyeyim, okuma için bu yayınevinin basımı tercih edilmese kanaatimce daha iyi olur. En azından bizim seviyemizde bulunan okurlar için daha nitelikli, derli toplu basımlar mevcutsa onlara yönelmekte fayda olacaktır. Kitabın özelinde ise üzülerek ifade ediyorum ki “beni can evimden yakalayan” mısralar ile karşılaşamadım. Beğendiğim şiirler mevcut, paylaştım da ama bende beklenen etkiyi uyandırmadı. Açıkçası okuma listemde planlamamıştım ama yine de okumadan önce çok büyük
Alvarlı Muhammed Lutfi DivanıAlvarlı Muhammed Lütfi Efendi · Türkiye Diyanet Vakfı Yayınları · 201433 okunma