0dan1H

0dan1H
@TrenT
Kayıt defterim… başka bir şey değil
Konferans bittikten sonra yolda yürürken ‘‘İşte her birimiz birer kahraman değil miyiz? Birimiz yumurtacı, birimiz ayakkabıcı, birimiz demirci, sense şekerleme ve kurabiye satıcısısın. Bizler nasıl birer Robinson olabiliriz ki?’’ diyerek gülüşüyorlardı. O an ilham gelen bir şair gibi konuşmaya başladım: ‘‘Niye olmasın arkadaşlar? Ben kurabiye ve şekerleme satıyorum ve bu benim kendi işimde bir Robinson olmama engel değil. Sadece ballı çörekler satmakla kalmam, aynı zamanda ülkede arıcılığı da ilerletebilirim. İşi ilerletip tatlı kurabiyeleri sadece özel günlerde yenen ve zenginlere mahsus bir lüks olmaktan çıkarıp yoksulların bile rahatlıkla alabileceği bir ürün haline getireceğim. Ben kararımı verdim arkadaşlar; bu ülkenin tatlı kralı olacağım.’
Alıntı
Edebiyatın En Tatlı Eşleşmeleri!
Peki ya sizin favori kitabınız hangi tatlı olurdu?
Sadece Kabil meydan okurcasına ayakta durmaktadır. Habil’i, kız kardeşlerini ve anne babasını azarlamaya başlar: “Küçük, zavallı solucanlar, siz sadece korkudan titremesini ve yerlerde sürünmesini bilirsiniz. Korkunun çocuklarısınız ve dini bir korku, titreme, şikâyet ve devamlı bir şeyler isteme olarak algılıyorsunuz. Eğer ruhen Tanrı’nın gerçek çocukları olsanız, hepiniz hayatın yaratıcısı olur ve yükselirdiniz. Şu an yaptığınız gibi yerlerde sürünmez, başınızı yere eğmezdiniz.”
Alıntı
” Kabil, kültürün hâkim olduğu bir dünya düşlemektedir. Kendisini güçlü, gururlu ve yenilmez hisseder; doğaya meydan okumaya başlar. Hayatın daha yüksek uygarlık düzeyine erişmek için verilen sürekli bir mücadele olduğu düşünce sini benimser. Bu mücadele doğanın sert yüzü ve kendindeki kaba ihtiraslara karşı verilen bir savaş tır. Tanrı inancı ve dinin temelinde korku ve kölece bir itaatin mi yoksa aydınlık ve yaratıcı bir gücün mü olduğu konusunda yaptıkları ateşli bir tartışma sırasında Kabil kendini kaybeder ve kardeşini öl dürür. Kardeşini öldürmesi karşısında dehşete dü şerken, kültür ve uygarlık için verilen mücadelenin çok yönlü olması gerektiğini düşünür. Bu sonsuz mücadele, kültürle insanın cahilliğine karşı aralıksız devam eden bir savaştır..."
Alıntı
İnsanlar hiçbir şey için eğilmemeli, yerlere kapanmamalıdırlar. Yaşam denilen şey, sürekli bir kültürel gelişim ve yaratıcılık, içsel ve dışsal güçlere karşı verilen daimi mücadeledir.
Spor yapın, yüzmeyi, güreş yapmayı, uzun ve yüksek atlamayı öğrenin. Toplum içinde düzgün davranın, size faydalı olacak kitapları okuyunuz. Okuduklarınız ve dinledikleriniz hafızanızda yer edinsin.”
Alıntı