TruvaEdebiyatDergisi

TruvaEdebiyatDergisi
@TruvaEdebiyatDergisi
"Dökülüyor anılar üzerime, Fersah fersah acılı kanyonlar. Ucundaymışım gibi uçurumların, Kanıyor tüm yollarım. Parçalanırcasına, kabukları yaralarımın. Kapanmayan mazimin sesinde, Vuruyor amansızca, Göğüs kafesime!" Sami Çelik
Duygu ve Düşünce
Reklam
Puan vermedi·176 syf.··
2026 30. kitabı
İNSAN NE İLE YAŞAR / TOLSTOY Eserin kahramanı Simon'un kendine ait ne evi ne de toprağı vardır. O, eşi ve çocukları ile birlikte bir köylüye ait küçük bir kulübede yaşar. Geçimini ise ayakkabıcılıkla sağlamaktadır. Simon; aklı, kalbi ve vicdanı ile sürekli düşüncelere dalan bir insandır. Karısı, Matryona ile zaman zaman bu yüzden fikir ayrılığına düşerler. Simon'un içsel muhabesi, eserin içerisinde kendisini apaçık belli eder. Bu kısa öyküde olaylar; Simon, Matryona ve evlerine misafir olan Michael arasında gelişir. Eser, akıcı ve anlaşılır üslubu ile okuyusunda derin izler bırakır. Sevgi, paylaşma, iyilik, vicdan ve inanç üzerine düşüncelerin, en güzel şekilde harmanlanmış hâlidir. Güçlü metafor ve yaşama dair sorularla hayata tutunmanın anahtarını bizlere verir: -İnsanın içinde yaşayan nedir? -İnsana verilmemiş olan nedir? -İnsan ne ile Yaşar? Bu soruların cevabını bulduğumuzda, sevginin ve yaşamın da özüne ulaşmış olacağız. Bununla birlikte; eserin içerisinde geçen ceza ve ödül kavramları ile yaşamın dengesini de kurmuş olacağız. Kitapta, "İnsan Ne ile Yaşar?" hikâyesinden hareketle Tolstoy'un diğer öyküleri: Üç Soru, İnsan Ne Kadar Toprağa İhtiyaç Duyar? Efendi ile Uşağı'dır. Sevginin, merhametin, inancın, paylaşmanın ve iyiliğin kelimelerle örülmüş bu kitabı, keyifle okudum. Kalbinde, sevginin ve yaşamın öz yolculuğuna çıkmak isteyen herkese tavsiye ederim. ALINTILAR "Unutma, bir gün hepimiz öleceğiz." "İnsan ana babası olmadan yaşayabilir de Tanrı olmadan asla yaşayamaz."
İnsan Ne ile YaşarLev Tolstoy · Yakamoz Yayınları · 2020233,9bin okunma
Puan vermedi·176 syf.··
2026 30. kitabı
Lev Tolstoy
8.3/10 · 233,9bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 29. kitabı
AMOK KOŞUCUSU - STEFAN ZWEIG Herkese merhaba kitapsever dostlarım, bugün sizlere Stefan Zweig’in kaleminden çıkan “Amok Koşucusu” kitabıyla geldim. Bu kısa ama etkileyici eser, insan ruhunun karanlık taraflarını ve bir takıntının insanı ne denli yıkıcı bir noktaya sürükleyebileceğini gözler önüne getirmektedir. Haydi gelin kitabın yorumuna geçelim, lafı çok uzatmadan. Hindistan’da görev yapan bir doktorun hayatı, bir gece yardım isteyen gizemli bir kadınla karşılaşmasıyla tamamen değişiyor. Toplumun yargılarından korkan kadın, doktorun yardımını gizlice almak ister. Ancak doktor, mesleğinin gerektirdiği tarafsızlığı koruyamaz ve kadına karşı hissettiği tutkunun etkisiyle büyük bir hata yapar. Kadının onu reddedip gitmesinin ardından ise derin bir pişmanlık duygusuna kapılır. İşte tam bu noktadan sonra hikâye bambaşka bir boyuta taşınıyor. Doktorun kadını bulma çabası zamanla mantığın sınırlarını aşan bir saplantıya dönüşüyor. Malayların "amok" dediği, insanın kendini kaybettiği o çılgın koşu hâli, doktorun ruhunu ve hayatını adım adım ele geçiriyor. Stefan Zweig, doktorun yaşadığı vicdan azabını, çaresizliğini ve giderek büyüyen takıntısını öylesine güçlü bir şekilde aktarıyor ki okurken onun iç dünyasının karmaşasını hissedebiliyorsunuz. Akıcı anlatımı sayesinde sayfalar hızla ilerliyor ve kısa olmasına rağmen okuyucuyu derinden etkileyen bir hikâye ortaya çıkıyor. Yalnızlık, tutku, pişmanlık ve psikolojik gerilim üzerine kurulu bu eser, insanın bir anlık hatasının nelere mal olabileceğini çarpıcı bir şekilde anlatıyor. Kısa sürede okunabilecek ancak etkisi uzun süre hissedilecek kitaplardan biriydi. Keyifli okumalar... ALINTI “Her şeyi saklamak o kadar güç ki insan boğuluyor gibi oluyor.” Hazırlayan: Alican Ger Editör: Deniz İmre
Amok KoşucusuStefan Zweig · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 2021134,5bin okunma
Puan vermedi·64 syf.··
2026 29. kitabı
Stefan Zweig
7.6/10 · 134,5bin okunma
Reklam