Dünyaya gözümüzü açıyoruz ve o anda tüm yaşamımızı bağlayacak bir sözleşme imzalamış gibi oluyoruz. Ne var ki günün birinde bir an gelir "bu imzayı benim yerime kim attı?" diye sorabiliriz.
Ruhlar insanları korkunç yıkımlara sürüklemez, tersine, sağduyulu davranıp onları o yıkımlardan uzak tutmaları gerekir; çünkü ruhlar bedenden ayrıldığı zaman neredeyse her zaman yok olurlar, nereye gideceklerini bilmezler..
En sağlam toplumsal yapıyı bile sonunda çökerten, gümbür gümbür gelen devrimler değil, davranışlarımızın cilasındaki küçük çatlaklardır. Benzeri davranışlar sürekli yinelendiği için yapıyı yerle bir eder..