“Oh, canım tatlı güneş! Uzakların canım enginliği! Üzerlerinde dikildiğim canım dağlar, sularından içtiğim canım pınarlar! Uzaklardaki canım yurdum ve canım çocukluğum! Siz zavallı, siz mutsuz insanlar! Nasıl da hayatınız vaktinden önce kumlarda yitip giden bulanık bir su gibi zenginlikler ve hazlardan yoksun akıp gidi yor! Durmayın, açın şu gözlerinizi de yaşadığınız dünyanın ne harikulade, ne doyumsuz bir şey olduğunu görün! Tanrım, mehtabın aydınlattığı bir ovadaki yumuşaklığa, gizemselliğe bakın bir; bağrından güneşin boy verip yüz gösterdiği denizin ışıl ışıl görkemine bakın!”
"Ne olup bittiği en az önem taşıyan şeydir, romanda ne olduğu fark etmez, bir kez kitap bittikten sonra unutulur. İlginç olan hayali durumları vasıtasıyla bize aşıladığı fikirler ve olasılıklardır, gerçek olaylara nazaran çok daha açık ve berrak biçimde kalır aklımızda."