“Her insan, denizden alınmış bir bardak su gibidir. Denizin terkibinde ne varsa, bardaktaki suda da aynısı
vardır, ama o bir bardak su deniz değildir. Yere dökülüverse uçup, kaybolur. O halde yapılması gereken şey;
o suyu veya düşünceyi aslına, yani denize geri vermektir. Bundan sonra deniz bildiğini yapacaktır.”
İnsan en nihayetinde sınırları olan, her şeyi genelleyen, otomatik pilotta yaşayan, zihnindeki dolambaçlı yolları düzleştiren bir yaratıktı ve tabii ki bu yüzden kaybolup duruyordu.