Zaman geçtikçe, birlikte yaşarken ve genetik değişimler olurken, vicdanımızı giderek damarlarımızda dolaşan kanın rengine ve gözyaşlarımızın tuzuna buladık, bu da yetmiyormuş gibi, gözlerimizi içimizi gören bir aynaya dönüştürdük, sonuçta gözlerimiz, ağzımızla inkâr etmeye çalıştığımız şeyleri çoğu zaman hiç çekincesiz gözler önüne serer hale geldi.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
deneyimledikleri körlük, esasen bir uyanış ve ikiyüzlülük, hırsızlık, istismar, yolsuzluk, ahlâksızlık, onursuzluk gibi toplumun iliklerine dek işlemiş; fakat örtbas edilmeye, hatta görmezden gelinmeye çalışılan gerçekliklere tutulmuş bir aynadır. Bu aynada kendini ilk defa çırılçıplak gören insanlar, erdemleri ve ahlâkî değerleri de sorgulamaya başlar. Saramago, burada “görme” olgusunu bir ölçek olarak öne çıkarır.
topluma sunulan, ardındaki gerçekliği
Öte yandan insanî yaşayış düzeninin, nezaket ve görgü kurallarının, özden gelip gelmediği sorgulanır. Kör olduktan sonra nezaket kurallarını, kişisel yaşam alanına saygıyı, hijyeni bir kenara bırakan insanlar, yazılı olmayan bu kurallara karşı körleşirler. Bu durum da insanların, aslında sürekli gözetleyen “öteki” bakışlar altında hissettikleri baskı sonucu, yine onlara yönelik bir vitrin oluşturma çabası içinde olduklarını anlatır. Ne ki Saramago böylesi bir durumda insanlığın alacağı vaziyeti yalnızca göstermekle kalmaz, bu gidişatın yoluna bir de soru işareti koyar: Özden gelmediği hâlde toplumsal kabullerle düzen oluşturan bu kurallar, toplum sağlığını korumak için gerekli midir?
KörlükJosé Saramago · Kırmızı Kedi Yayınları · 2022132,3bin okunma