Doğan Cüceloğlu bu kitabı ile genel olarak tüm kişiliğimize ayna tutuyor. Yazar kitapta günlük hayatta ve yaşamından örneklerle kitabın içimizdeki benle ilişkisine somut bir bakış açısı kazandırmıştır.
Doğan Cüceloğlu'nun İçimizdeki Çocuk kitabı bize adım adım içimizdeki çocuğu tanıtmayı ve onunla aramızdaki ilişkiyi düzeltmeyi hedefliyor. İçimizdeki çocuk bizim hayatımıza yön veren önemli bir varlık ve eğer bireyin içindeki çocuk ve iç ana-baba ilişkisi dengesiz olursa o bireyin mutlu ve huzurlu bir hayat yaşaması imkansız olarak görülür. Bu kitap bize adım adım bu ilişkiyi nasıl onarabileceğimizi anlatıyor.
İçimizdeki çocuk ve içimizdeki anne-baba duygu ve davranışlarımızı yani insanın kimliğinin temel yapı taşlarını oluşturan en önemli ögedir.
İç çocuk bizim serbest, özgür kısıtlanmayı sevmeyen tarafımız iken ; anne-baba tarafımız daha çok denetleyen, sınır koyan, yapacağın, yaşayacağın her şeyin bir sonucu olacağını bize hatırlatan yönümüzdür. İşte bu iki yönümüzün dengede olabilmesi için sürekli iletişim halinde olup sağlıklı bir yol izlememiz gerekiyor.
Doğan Cüceloğlu kitapta Türk toplumunun yapısını göz önünde bulundurarak toplumumuzda var olan otorite ve toplum baskısının kişi üzerindeki gelişimsel süreci ele almaktadır. Bu süreç genel olarak içimizdeki çocuğun olgunlaşmadan yetişen bir bireyin hayat yolculuğunda içindeki beni tanımadan yetişkin bir çocuk olarak kalmasına neden olacaktır.
Toplumda yetişkin çocuk rolünde çocuklar; otoriteye boyun eğme alışkanlığı olan, kendilerini ifade edemeyen, toplum içinde otoriteden dolayı kendini utanca boğmuş birey yapısının doğmasına sebep olmuştur. Bu durumu kitaptan bir örnek ile anlatacak olursak;
“Elinde megafonla tiyatro oyuncusu Ezel Akay pardüsü giyerek Eminönü iskelesine gelip ‘ Hemen ayağa kalkın’ diyor.Herkes