Aferin! diye bağırdı reis. Bir sürü toprağın oldu!
Pahom'un uşağı hemen yanına koştu, onu tutup kaldırmak istedi. Fakat Pahom'un ağzından kan sızıyordu, ölmüştü.
Uşak küreği aldı, tam Pahom'a göre bir mezar kazdı: Üç arşınlık toprak parçası yetti Pahom'a.
Onun toprağında biten otlar, rengarenk açan çiçekler başkalarınınkine benzemiyordu sanki. Önceden buradan geçerken sıradan bir toprak parçası görürdü; şimdiyse bambaşka bir özellik kazanmıştı toprak.
Tanrı'dan korkun! Koca adamlar şu küçük kızlar yüzünden dövüşmeye başladınız, ama onlar her şeyi unuttu bile... Yine birbirlerini seviyor, neşeyle oynuyorlar işte.