Düşünüyorum da, insanı, yine başka insanlar üzüyor en çok... Taptığı, hayran olduğu, değer verdiği, muhtaç olduğu ve çok sevdiği insanlar... Düşmandan çok dostlar üzüyor. Analar, babalar, çocuklar, kardeşler, sevgililer üzüyor.
Eğer içimizde Freud'un zaten var olduğunu söylediği şiddet duygularını susturmak istemezsek bunu bizim yerimize kimse susturamaz. Ne yasalar, ne ayıplar, ne günahlar başa çıkamaz. Hepimizin içinde bir suçlu yattığına ben de gönülden inanıyorum ama insanoğlu bir yandan da suçluyu bulup bir an önce uslandırmak istiyor. Bunu da yine kendi isteği ve arzusuyla yapıyor. Yani insanoğlu suçlu olduğu kadar da masum...
Güçlü ve hırslı olanlar kadar, zayıf ve çaresizlere de kucak açan, her birine sadece uzaktan göz kırpmakla yetinen ama ihtiyaç duyduğumuz gıdayı sadece elini hiç çekinmeden uzatıp alanlara veren bir dünya bu.