İnsan bir geçmişi, bir de duyduklarını sırtında taşır. İkisi de anlatılmadan sırttan inmez. Onun için yaşlılar yüklerini indirmek için hep geçmişlerini anlatır. Acı paylaşılmadan küçülmez, dert anlatılmadan kalpten gitmez. Söz edilmezse kalpteki köz hiç sönmez. İnsanın içindeki söz en ağır yükten daha ağırdır.
İkindi benim vaktimdi. Vakit kırılgan bir hüzünle eğilirdi. Onun için mi güzeldi, yoksa cennetin güneşi ikindi vaktti gibi olacakmış, ondan mı ? Bilemem.
Her şeyin kaderinde sona gelince eğilmek vardı. Meyve olgunlaşınca dallar, nefis olgunlaşınca insan eğilirdi. Sevmediğim tek eğiliş, insanın kendi nefsine ve başkasına eğilmesiydi.