Hz. Mevlâna: "Gül Bahçesine Giren Gül Kokar"
Mevlâna Celâleddîn-i Rûmî'ye göre insan, iradesi ne kadar güçlü olursa olsun, çevresinin "kokusunu" alır. Mesnevi'de bu durumu muazzam bir benzetmeyle açıklar:
Halin Sirayeti: "Birisiyle dostluk kurdun mu, onun huyu sana geçer. Sen farkında olmasan da onun huyu sende yerleşir. Bir gül bahçesinden geçsen, üzerine gül kokusu siner; bir çöplükten geçsen, üzerine pis koku bulaşır."
Yalnızlığın Tehlikesi: Mevlâna, salihlerden kopan kişiyi, sürüsünden ayrılan kuzuya benzetir: "Sürüden ayrılan koyunu kurt çabuk kapar. Hak yolunda tek başına gitme; bir rehberin ve sadık dostların himayesine gir."
Gönül Aynası: Ona göre salih bir dost, senin iç dünyanı sana gösteren bir aynadır. "Dost, dostun kusurunu gizlemez, onu tasfiye eder (temizler)."
İmam Gazâlî: "Arkadaşlık Bir Terbiye Metodudur"
İmam Gazâlî, özellikle İhyâu Ulûmi'd-Dîn adlı eserinde, kimlerle beraber olunması gerektiğini bir "reçete" gibi sunar. Arkadaşlığın ve sohbet meclislerinin insanın kalbi üzerinde doğrudan "kimyasal" bir etkisi olduğunu savunur.
Kimlerle Beraber Olunmalı? İmam Gazâlî, beraber olunacak kişide beş vasıf arar: Akıl, güzel ahlak, takva, dürüstlük ve dünyaya hırsla bağlı olmamak.
Kötü Arkadaşın Zararı: Gazâlî der ki: "Kötü arkadaşla düşüp kalkmak, sadece günah işletmez; zamanla o günahı senin gözünde normalleştirir." Kalbin kararması, kötülüğün çokça görülmesiyle başlar.
İlaç Olarak Sohbet: Gazâlî'ye göre ilim meclisleri ve salihlerin sohbeti kalbin ilacıdır. Nasıl ki hasta bir insan doktorların ve diğer hastaların arasında şifa ararsa, manevi hasta olan insan da şifayı salihlerin arasında bulur.
Özetle: "Gönül ehliyle beraber olmak, ömre ömür katar." Bu büyük zatların öğretileri ışığında, cemaat ve sohbet meclisleri sadece dini bilgilerin