Kolay bir durum değildi.
Oxford bursu kazanmış
parlak bir öğrenci falan değildim. Okuldayken biyoloji derslerinde
hep uyuklardım, matematiğim de çok zayıftı. Ama bugüne kadar hayatta kalmayı başarmıştım.
En azından ben öyle sanıyordum.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
İnsan ölmek için dünyaya geliyordu. Bunun
anlamı neydi?
Hayatımız oraya buraya takılarak ve bekleyerek
geçiyordu. Bizi bir yerlere götürecek treni bekleyerek. Sıcak
bir ağustos gecesi bir otel odasında koca göğüslü bir kadını
bekleyerek. Farelerin şarkı söylemesini bekleyerek. Yılanların
kanatlanıp uçmasını bekleyerek. Oraya buraya takılarak.
Bazen ellerime bakıp, büyük bir piyanist ya da benzer bir şey olabileceğimi düşünürüm.
Ama bakın ellerim neler yaptı bugüne kadar: Hayalarımı kaşıdım, çekler imzaladım,ayakkabımı bağladım, tuvaletlerde sifon çektim, falan filan.
Ellerimi boşuna harcamışım.
Aklımı da.