Tubita

Hamlet ve Sessiz Yanı Hamnet
Puan vermedi·293 syf.·
2026 7. kitabı
"Hamnet" kitabını okuyup ardından filmini seyrettim. Kitabın ve filmin somut dünyasında gezinip sonra kitabın derin ormanına girelim. Hamnet kitabı, 2020 Women's Prize for Fiction Ödülü'nü ve 2020 National Book Critics ödülünü almış, 2020'de Waterstones Yılın Kitabı seçilmiş. 2021'de Dalkey Literary Awards Yılın Romanı seçilmiş. Film prodüktörleri arasında Steven Spielberg de bulunuyor. 2026 Oscar Ödülleri'nde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Hamnet filmindeki Jessie Buckley kazandı. Önce kitabının okunup sonra filminin seyredilmesi gerektiğini düşünüyorum. Çünkü filmdeki boşlukları, kitapta okuduklarımız doldurup, tamamlayıp kapatıyor. Hamnet kitabını okumanın tadı ayrı... Yazar Maggie O'Farrell, yazdığı doğa betimlemeleri ile aynı zamanda Agnes'in iç dünyasını tasvir ediyor. "Bütün hayatların, her şeyin oradan dışarı aktığı ve her şeyin oraya geri döndüğü bir çekirdeği, merkezi, sıfır noktası vardır." #299696118 Hamnet romanı, bir anne olan Agnes (Anne) Hathaway'in gözünden anlatılıyor. 1596'da ölen bir çocuk olan Hamnet Shakespeare'in annesi ve babasının evlâtları için yas tutuşunun farklılığının anlatısı olan bir kurgu roman. Bu derin yas ile baş edebilme çabasının trajedisi. Hamnet'in ölümü ve Hamlet'in doğumu... Hamlet'in gölgesinde kalmış annenin gözünden yazılmış bir trajedi Hamnet. Hamlet'in sessizlikte kalmış yanı. "Sessizliğin büyük bir güç olabileceğini öğrenmiş." olduğumuz bir yan. Kadının adı yokken, kitapta artık kadın var oluyor ve artık erkeğin adı silikleşiyor. William Shakespeare artık Shakespeare değil; Agnes'ın kocası. Hamnet'ın, Judith'in ve Susanna'nın babası, Eliza'nın abisi, eldivencinin oğlu, Latince öğretmeni, bir tiyatrocu... "Ormandaki dallar öyle yoğun ki yağmuru hissedemiyorsun." Rüyasında annesinin Agnes'a
HamnetMaggie O'Farrell · Domingo Yayınevi · 20249,7bin okunma
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
Akıl Almaz Olanı Anlamaya Çalışma Girişimim :)
Puan vermedi·136 syf.·
2026 6. kitabı
1983 yılında Norveç toplumu... Oslo'nun kuzeyinde bir uydukent... Baş karakter mimar ve bürokrat, toplu konut planlama müdürü, sosyal demokrat Arne Gunnar Larsen eşini ve çocuklarını, kültürlü ve eğitimli çevresini terk eder ve bir zamanlar tasarladığı (kısmen kendi tasarladığı) uydukente taşınır. A. G. hayatının doruk noktasındadır, geçmişiyle arasındaki bütün köprüleri attığını hisseder ama hâlâ kendisidir. 17 yıl sonra devrimci, komünist bir yazar olan çocukluk arkadaşı ile iletişime geçer. Hikâyeye konu olacak olayları yazara ayrıntılı bir biçimde anlatır. Ama yazarın deyimiyle, yazarın bu hikâyeyi anlatma nedeni meçhul. Okuyucunun, olay ile ilgili iz sürmeye çalışanların bir iz bulamayacağını; anlatılanlar arasında bağlantı kurmaya çalışanların yazarın açıklamalarından tatmin olmayacaklarını söylemektedir. Hikâyede sonlara doğru beklenmedik gelişmeler oluyor ve daha sürükleyici bir hâl alıyor. Yazarın Norveç'e özgü olduğunu düşündüğü, başarı kazanmış iktidar sahiplerinin yanlış sosyal tabakaya ait olmaktan duyduğu memnuniyetsizliği vurguladığı ve A. G.'nin duyduğu soyut ve politik eve dönüş özlemi kavramı, gizli arzular var. Kendi kalp atışlarını duyabilmek, var olduğunu bilmek istediği için mi, kendi benliğiyle yakın temas kurabilmek için mi, n'için yeni bir hayat seçmişti? Tuhaf bir yokluk hâli, A. G.'ye hikâye boyunca neler yaptıramıyor ya da neler yaptırıyor? Yeni hayatındaki yalnızlığı, bu entelektüel erkeğin modern toplumdaki yeri ve varoluşun içinde anonimleşme arzusu, erkekler arasındaki yazılı olmayan ortaklık, kayırmacılık meseleleri nasıl bir melodrama dönüşüyor? Akıl almaz olan neydi? Yazar, anlaşılması imkânsız olanı anlaşılır şekilde tarif etmeye nasıl girişiyor? Bu kara romanda, sosyal gerçeklik romanında yazar bunları, kendini de anlatıya katarak
1000Kitap
Akıl Almaz Olanı Anlatma GirişimiDag Solstad · Yapı Kredi Yayınları · 2025106 okunma