Bazen, belki de farkına vardığımızdan daha sık, yaşadığımız deneyimlerden ziyade yaşamadığımız deneyimlerle ilgili bilgiye sahipmişiz gibi sürdürürüz hayatımızı.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
İntiharından önceki gün,
"Artık sabahı da kaplıyor acı." diye kısa bir not düşen Pavese, 27 Mayıs'ta günlüğüne şunları yazar;
Güçsüzlüğüm ve hiçbir şeye bağlanmayışım yüzünden bir girdabın içine girdim; güçsüzlüğümü seyrediyor, onu iliklerimde hissediyorum, beni ezen bu sorumluluğu yüklenemiyorum.
Bunun tek bir çözümü var: İntihar.
Cesare Pavese
Yanına kâr kalmak kurallara bağlı olduğundan, kural içeren neredeyse tüm eylemlerimizde böyle bir imkân vardır. "Neredeyse tüm" diyorum zira kimse kadiri mutlak bir ilahın ya da doğanın koyduğu kuralları hile hurdayla ihlal edemez. Üç hafta nefes alamamak ya da yerçekimi kanununu alt etmek kimsenin yanına kâr kalmaz; bunlar çiğneyip yanımıza kâr kalmasına dahi kalkışamayacağımız kurallardır. Mevzubahis kural ancak insan elinden çıkmaysa onu çiğnemek yanınıza kâr kalabilir.
İyiliğimizi düşünmeyen, bizi âciz duruma sokma, küçük düşürme ihtiyacı içindeki insanlara kendimizi emanet ettiğimizde ya da emanet edildiğimizde küçük düşeriz. Kendimizi onlara bıraktığımızda bizi bırakır giderler. En kötü haliyle, kavrayamamak habis bir âcizliktir ve böyle durumlarda insanın kendine ait bir odaya değil kendine ait bir gruba ihtiyacı olur. Aynı kafadan olma hayali, kavrayamama olasılığının ve hatta kavrayamama mevzusunun toptan ortadan kalkacağı bir insan grubuna ya da bir çifte dair bir düştür.
Kimsenin en sevdiği değilim,
kaybetmekten korktuğu biri de olamadım.
Aranılan, merak edilen, özlenilen hiç değilim.
Bensiz her şey olabiliyor,
dünya bensiz de dünyaydı darılmadım..