Tuğçe Ecem Balasar

Tuğçe Ecem Balasar
@Tugceecem
Öyle büyük umutlarım olmadı benim, büyük düşlerim, özlemlerim, büyük beklentilerim olmadı. Koşullarım beni oluşturdu ben acılarımı buldum...
Muhasebeci
Muğla
12 Temmuz
243 okur puanı
Kasım 2017 tarihinde katıldı
7/10
·462 syf.··
Beğendi
·
2018 67. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2018 17:08
"Kızım sana bırakacağım en büyük mirasım yaşadıklarımdır. Başını hiçbir zaman eğmeyeceksin." -Abdullah ÇATLI Kitabı siyasi açıdan değil bir kızın babasına olan duygularıyla okudum. Zor dönemlerden geçen yazarımızın anlatımı içimi burktu. Bir kız evlat olarak her kız çocuğunun babası ile ilgili hayalleri, istekleri ve arasında ki duvarları okumak hüzünlü geldi. Her kız babasını Kahraman olarak görür ama hayat o kadar acımasızdır ki bir babanın elini kolunu bağlar, ama yazarımız kahramanına hiçbir zaman güvensizlik etmemiş onun gerçek bir baba, gerçek bir lider ve gerçek bir reis olduğunu hiçbir zaman unutmamış ve bununla gurur duymuştur. Siyasî olaylara gelirsek, Abdullah Çatlı'nın ASALA'ya karşı vermiş olduğu mücadeleden ölümü yani "Susurluk olayı" da denilen zamanı anlatıyor. Çatlı'nın Ülkü ocaklarına giriş ve ikinci başkan seçildiği zamanı (birinci başkan Muhsin Yazıcıoğludur) altmış darbesinden, seksen darbesine 7TİP'li cinayetlerine kadar kısa kısa değinilmiş. Yurt dışında gerçirdiği süreç, Papa davası, Ağca ile olan ilişkisi, sözde uyuşturucu kaçakçılığı ile yargılandığı mahkemelerinden ve cezaevinden firarı ile Türkiye'ye girişi anlatılıyor. Yazarımız daha çok Çatlı'nın cezaevinde iken dostlarının teker teker onu yüzüstü bırakması. O dönemde ailesini de gurbet diyarda yapayalnız kalması, Çatlı'nın eşi ve kızlarının ayakta durma mücadeleleri ,bu süreçte çektiği sıkıntılar ama ne olursa olsun hiç kimse ve hiçbir şeye boyun eğmemelerini anlatmaya ve hissettirmeye çalışmış ve başarılı da olmuş bence. Cezaevindeki firarinden sonra tekrar Çatlı ile görüşmek isteyen yüzsüzler ve vefatında bir anda ortadan kaybolan aileye başsağlığı bile dilemeyen veya dileyip bir daha arayıp sormayanlara karşı bir sitemde bulunmuş yazarımız. Ah de vefasızlıktan yakınmış.
Babam ÇatlıGökçen Çatlı · Bilgeoğuz Yayınları · 20141,227 okunma
Reklam

Tuğçe Ecem Balasar

, bir kitap okudu
7/10
·462 syf.··
Beğendi
·
22 saatte okudu
·
2018 67. kitabı
Gökçen Çatlı
8.3/10 · 1.227 okunma
Derinlerde sadakat ve ihanet kol kola gezer. Derinlerin merhameti yoktur. Dostluklar yoktur, menfaatler vardır. Derinlerde ilişkiler vardır, küçük balıklar ve büyük balıklar vardır. Derinlerde devletler vardır ve devletler birbirleriyle hem dost hem düşmandırlar. Derinlerde Çatlı'lar da vardır. Bunlar kazanılmış zaferlerin unutulmuş kahramanlarıdır. Bu yüzden Çatlı'lar, mağlup kahramanlar kadar yalnızlardır.
Sayfa 294 - TİMAŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
idamlara gelince... Yani bir dönem Başbakanımız Adnan Menderesin boynuna geçirilen ip, bu kez de gençlere çevrilmişti. Askeri yönetim, idam hususunda eşit davrandığını, her iki kesimden astığı kişilerin sayılarıyla eşleşiyordu. Asılan bir sağcı, asılacak olan bir solcuya eşitti! Yıllar sonra Kenan Evren idamlara "insan üzülüyor tabi" diye bir açıklama getiriyor.
Sayfa 210 - TİMAŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
MHP duruşmalarında, Başbuğ Alpaslan Türkeş mahkeme salonuna girerken hepimiz İstiklal Marşını söylemeye başladık. Hayatımın en unutulmaz anlarıydı. Dev bir coşku oluşuyordu. Bu hareketimizden sonra cezaevinde eğitim günlerine daha çok ağırlık verildi. Mamak cezaevinde her sabah söyletilen Marş, on gün boyunca yasak edilmişti. "İstiklal Marşı'nın yasaklanmasında ki gaye "biz ne istersek onu yapacaksınız" veya "kuralları biz koyar, biz bozarız", mantığı idi.
Sayfa 211 - TİMAŞ YAYINLARI·Kitabı okudu
Reklam