Sonra bir gün sormuştum ona:
-Usta kralı olduğun ülkeyi bir de senden dinlesem ya!
--O ne evlat ne ülkesi ne kralı?
-Bozlak ülkesi. Kralıda sensin elbette. Nedir Bozlak ustam de hele!
-- Aferin evlat iyi sordun bunu. Bozlak, bozlak fetyattır, haykırıştır Savaş'ım. Notaya gelmez, usul tutmaz. Bir okuduğun gibi bir daha okuyamazsın bozlağı. İçin yanarak, ciğerinden-kalbinden üzüp de çıkar sesin.
Anadolu denilen coğrafyada "gönül" sözcüğünü sekiz farklı şekilde telaffuz edebilen tek kişiydi. Hiç kimse "gönül" sözcüğünü onun kadar farklı, onun kadar kalpten, onun kadar tumturaklı, onun kadar dokunaklı bir şekilde telaffuz edemezdi. Öldü ve "gönül" sözcüğü hem öksüz, hem yetim kaldı.