Adı:
Neşet Ertaş
Alt başlık:
(Yürü Bre Fani Dünya)
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
300
ISBN:
9786055278083
Kitabın türü:
Yayınevi:
Günyüzü Yayıncılık
O ses, saz ve sözden ibaret bir Anadolu bozkırıydı. Her nağmesi, her nefesi, her suflesi pekmez tadında, şıra kıvamında ve şerbet serinliğindeydi. Onun ince kesilmiş kaytan bıyıkları Anadolu'nun mahcup, minnettar, mütevazı cumhuriyet algısıydı. Onun son düğmesine ve boğazına kadar iliklenmiş gömleği Cumhuriyet devletine saygısıydı. Onun ufacık bedeni insan olmanın onurunu taşıyan bir maya, onun her kelimesi yürekten gelen, millete ve vatana saygılı cümleleri bir töre, bir örf, bir haya manzumesiydi.
Onun bozlakları bizi kâh Ağrı'nın zirvesine çıkarır, kâh Van Gölü'nün dibinde yüzdürür, kâh İç Anadolu yaylalarında mola verdirir ama nihayetinde sonu mutlulukla, kavuşmayla biten gözü açık rüyalar gördürürdü.
Onun avazı, onun hançeresi, onun sinesi Türk insanının isyanı, garipliği ve mahzunluğu kokardı. Onun türküleri, bağ bozumlarının, harman yerlerinin, ekin dermelerin, döven sürmelerin, portakal bahçelerinin, pamuk tarlalarının ve anız yangınlarının türküsüydü.
Onun türkülerinin sözü Yunus Emre'nin, Mevlana'nın başlattığı, Aşık Veysel'in Şarkışla yollarında, Sivas'ın donunda, ayazında, karında, çiftinde, çubuğunda kışlattığı özdeyiş sergileriydi.
Dünya cennettir insana
Eşit olsun sana bana
Kıyılmasın hiçbir cana
Analar ağlamasın
Kendisine Süleyman Demirel zamanında devlet sanatçısı ünvanını vermek isteyen ama onu yukarıdaki dizelerde de söylediği gibi "ben halkın sanatçısıyım bu ünvan ayrıcalıklı geliyor bana" diyip reddeden halk ozanıydı. Kitapta Zülfü livaneli, Savaş Ay, Yılmaz Özdil, Ahmet Hakan, Ferdi Tayfur, Müslüm Gürses, Haluk Levent ve Kıraç gibi sanat, edebiyat, ve siyaset dünyasından bir çok kişinin yazıları Neşet Ertaş ile anıları duyguları yer alıyor.
Büyük halk ozanı Muharrem Ertaşın oğlu türkünün ve bozlağın içinde doğmuş. Babası ile çevre köylere düğünlere gider ona kemanı ile eşlik edermiş. Çok yokluk çekmiş çok ezilmiş bunu türkülerinin her kelimesinde duyarız zaten, sazıyla bir bütün olmuş, peki ya hak ettiği değeri görmüş mü? Bizi bilirsiniz elimizdekinin kıymetini, değerini gidince veya ölünce anlıyoruz. TRT Radyosu'nun senelerce "mahalli sanatçı" diye anons verip türkülerini çaldığı kişi Halkın sanatçısı, eşsiz sesiyle bozlaklar çalan üstad'dır aslında. Yeni jenerasyonun telif parası vermemek için türkülerini söyleyip söz kısmına anonim yazan sanatçı, gerçek sanatçı mıdır sizce? Hayatında hiç kavga etmeyen, medyanın gözü önünde olmayı sevmeyen Neşet Ertaş içine kapanıp bu haksızlığı sineye çekmiş. Almanya'ya gitmiş orada yaşamaya başlamış. Ülkesinde hakkı yenilen Usta iki sene Alman okulunda hocalık yapmış. UNESCO tarafından "yaşayan insan hazinesi" ünvanı almış. Seneler sonra bir konser için gelip 35 bin kişinin çoğunluğunu gençlerle dolu olduğunu görünce ülkeye dair bir umudu olmuş tekrar dönmeye karar vermiş ve konserler vermeye başlamış anlaştığı Kalan Müzik aracılığı ile haklarını almaya çalışmış. Ama sizce biraz geç değil mi?
Senelerce biletli konser vermemiş halkın parasını alamam diye. Keşke o yıllarda değerini anlayabilseydik. Başımız sağolsun artık çok geç.
Hep sen mi ağladın, hep sen mi yandın
Bende gülemedim yalan dünyada
Sen beni gönlünce mutlu mu sandın
Ömrümü boş yere çalan dünyada
İsmet Zeren
Sayfa 47 - Günyüzü Yayıncılık
Çünkü türkü ağıttır, çünkü türkü başkaldırıdır, çünkü türkü yakılır. Bakın söylenir değil yakılır.
İsmet Zeren
Sayfa 76 - Günyüzü Yayıncılık
Şu garip halimden bilen işveli nazlı
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
Datlı dillim güler yüzlüm ey ceylan gözlüm
Gönlüm hep seni arıyor neredesin sen
İsmet Zeren
Sayfa 88 - Günyüzü Yayıncılık
Yazımı kışa çevirdin
Karlar yağdı başa Leyla
Viran oldu evim yurdum
Ne söylesem boşa Leyla
İsmet Zeren
Sayfa 27 - Günyüzü yayınları
"Dost elinden gel olmazsa varılmaz
Rızasız bahçanın Gül'ü derilmez
Kalpten kalbe bir yol vardır görülmez
Gönülden gönüle gider yol gizli gizli..."
İsmet Zeren
Sayfa 84 - Günyüzü yayıncılık
Zülüf dökülmüş yüze
Kaşlar yakışmış göze
Usandım bu canımdan
Dert ile geze geze
İsmet Zeren
Sayfa 24 - Günyüzü yayıncılık
Sonra bir gün sormuştum ona:
-Usta kralı olduğun ülkeyi bir de senden dinlesem ya!
--O ne evlat ne ülkesi ne kralı?
-Bozlak ülkesi. Kralıda sensin elbette. Nedir Bozlak ustam de hele!
-- Aferin evlat iyi sordun bunu. Bozlak, bozlak fetyattır, haykırıştır Savaş'ım. Notaya gelmez, usul tutmaz. Bir okuduğun gibi bir daha okuyamazsın bozlağı. İçin yanarak, ciğerinden-kalbinden üzüp de çıkar sesin.
İsmet Zeren
Sayfa 34 - Günyüzü yayıncılık

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Neşet Ertaş
Alt başlık:
(Yürü Bre Fani Dünya)
Baskı tarihi:
2012
Sayfa sayısı:
300
ISBN:
9786055278083
Kitabın türü:
Yayınevi:
Günyüzü Yayıncılık
O ses, saz ve sözden ibaret bir Anadolu bozkırıydı. Her nağmesi, her nefesi, her suflesi pekmez tadında, şıra kıvamında ve şerbet serinliğindeydi. Onun ince kesilmiş kaytan bıyıkları Anadolu'nun mahcup, minnettar, mütevazı cumhuriyet algısıydı. Onun son düğmesine ve boğazına kadar iliklenmiş gömleği Cumhuriyet devletine saygısıydı. Onun ufacık bedeni insan olmanın onurunu taşıyan bir maya, onun her kelimesi yürekten gelen, millete ve vatana saygılı cümleleri bir töre, bir örf, bir haya manzumesiydi.
Onun bozlakları bizi kâh Ağrı'nın zirvesine çıkarır, kâh Van Gölü'nün dibinde yüzdürür, kâh İç Anadolu yaylalarında mola verdirir ama nihayetinde sonu mutlulukla, kavuşmayla biten gözü açık rüyalar gördürürdü.
Onun avazı, onun hançeresi, onun sinesi Türk insanının isyanı, garipliği ve mahzunluğu kokardı. Onun türküleri, bağ bozumlarının, harman yerlerinin, ekin dermelerin, döven sürmelerin, portakal bahçelerinin, pamuk tarlalarının ve anız yangınlarının türküsüydü.
Onun türkülerinin sözü Yunus Emre'nin, Mevlana'nın başlattığı, Aşık Veysel'in Şarkışla yollarında, Sivas'ın donunda, ayazında, karında, çiftinde, çubuğunda kışlattığı özdeyiş sergileriydi.

Kitabı okuyanlar 2 okur

  • Tubalasar
  • Tuğçe Ecem Balasar

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%0
9
%50 (1)
8
%50 (1)
7
%0
6
%0
5
%0
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0