İlişkinin devam etmemesi gerektiğini düşünmek toplumun görüşüydü ancak gelenekler gönüle söz dinletecek kadar güçlü değillerdi ve gelenekler çoğaldıkça kalbin ıstırabını artırmaktan başka bir işe yaramazlardı.
Bir sayfaya bile göz gezdirmeden bir gün geçirse, o günün ziyan olduğunu hissederdi. Bu nedenle, ne olursa olsun mümkün mertebe bir fırsatını bulup yazılarla haşır neşir olmaya çalışırdı. Okumanın, kendi benliğini yaşayabildiği tek alan olduğunu düşünürdü.
Nasıl ki belirli bir amaç için yürüyüp düşününce, yürüme ve düşünme eylemi değersizleştiriyorsa, harici bir amaç belirleyip onu gerçekleştirmek için eyleme geçince de eylem değersizleştiriyordu. Yani belirli bir hedef uğruna hareket eden herkes aslında kendi varoluşunun amacını yok ediyordu.