Bağırıyoruz, yazıyoruz, ağlıyoruz ama kimse duymuyor. Çünkü herkes konuşmakla meşgul. Gerçek iletişim sustuğunda başlar ama kimse susmuyor. Herkesin sesi var, ama anlamı yok. Hepimiz görünmek istiyoruz ama kimse gerçekten anlaşılmak istemiyor. Bu yüzden dünya gürültülü ama içi bomboş.